Basmakalıp

Genel anlamda sinema özelde de türk sineması çok çekmiştir –hala da çekmektedir-  basmakalıp karakterlerden. Televizyon dizilerinde bıkmadan konuşup duran, hatta sırf reyting yükselsin diye bağıran, ağlayan kavga eden karakterlerin çoğu neden hep basmakalıp olur? Bu soruyu sormadan önce basmakalıp nedir diye sormalıyız belki de…

Basmakalıp, stereotip demektir. Yani içinde bulunduğu durum ne olursa olsun aynı şekilde davranan, tepkileri önceden kestirilebilir, iç çatışma nedir bilmeyen ve “birileri tarafından yazılmış olduğu” her halinden belli olan karakterdir. Stereotipler kafalarımızdaki şablonların bir yansımasıdır. Örnekleri saymakla bitmez: Zalim kral, kokuşmuş politikacı, tecavüzcü din adamı, altın kalpli fahişe, entrikacı kayınvalide (bu belki de önemli bir kısmı kadın olan dizi yazarlarımızın çok sevdiği bir basmakalıp, tahminimce kendi kaynanalarını düşünüp yazıyorlar), sosyopat polis, dalgın bilimadamı vs. vs.

Her durumda aynı tepki: Stereotipler

Her durumda aynı tepki: Stereotipler

Bu basmakalıpların hemen hemen hepsi gerçek yaşamlarımızdaki şablonlarımız. Bu şekilde bakınca anlıyoruz ki insan beyni gerçekten ilginç bir şey. Şablonlaştırma insan beynine büyük bir kolaylık sağlıyor. Senarist beynine de aynı kolaylığı sağlıyor olmalı ki işleri haftada yüz dakikaya varan bölüm senaryosu yetiştirmek zorunda olan yerli dizi yazarları Ferhunde’leri, Polat Alemdar’ları yaratıyor.

“Amca, sizi babam kadar çok sevdim, biliyor musunuz benim babam yok” ya da “Annen bir melekti, yavrum” diyaloglarını sarfeden karakterleri gözünüzde canlandırın. Bu basmakalıp karakterler öylesine çok kullanıldı ki artık mizah malzemesi oldular. Basmakalıp karakter yazma eğilimi (siz ona hastalığı da diyebilirsiniz) sadece ülkemizde yok elbette. Özellikle senaristler “ahlaksız din adamı” ve “altın kalpli fahişe” stereotiplerini çok severler. Düşünün ki bir insan, çevresine ahlak konulu vaazlar verirken kimsenin görmediği başka bir yaşama daha sahiptir. Bu yaşamında ya alkol, ya seks ya da para pul düşkünlüğü içinde yaşayıp gitmektedir. Buna benzer bir haber yakalayan haberci de bu şablonu değerlendirir ve haberi asla kaçırmaz. Sekiz sütuna manşet giriverir. Kitleler de önceden tüketip, tadını bildiği bu ürünü kolayca hazmeder. Türk sinemasında da çok kez rastlayabileceğiniz gibi bütün travestiler altın kalplidir aslında. Kaslı, iri yarı bir surattan akan bir makyajın altındaki göz yaşları, sinemacı için muhteşem bir malzemedir. Mesela eşcinsellere ve eşcinselliğe karşı olan, düşman olan her sinemasal karakter aslında gizli bir eşcinseldir. Bunu gerçek hayat için de düşünebilirsiniz. Bir insan bir duruma bir fikre karşı duruyorsa, aslında gizliden gizliye o şeye taraftardır. Bir yarı-aydın için ne bulunmaz bir hazine! Bu çıkış noktasını bir kez yakaladı mı yarı-aydın dediğimiz kişi, kendini varlığın ve evrenin bütün sırlarını keşfetmiş gibi hissediverir. Bu arada yanlış anlaşılmasın yukarıda saydığım konularla ilgili bir fikir beyan etmiyorum aman ha! Yoksa karşı duruyor gibi göründüğüm konuyla ilgili bir suçlamayla yüzyüze kalabilirim! Ben hiç bir şeye karşı değilim efendim.

Yarı-aydın için basmakalıp ama bir o kadar da havalı iki entelektüel “tema” vardır. Bunlar:
1-    Yerleşik ahlak yargılarının iki yüzlülüğü (yani malumunuz tecavüzcü din adamı ve altın kalpli fahişe)
2-    Çağdaş toplumlarda insanın yalnızlığı.

Bu basmakalıp fikirler malesef gerçek dünyanın gerçek durumlarına ve karakterlerine çoğu kez uymaz. Konu eğer insan ise, bütün indirgemeci yaklaşımlar çuvallamaya mahkumdur. Bu yüzden senaryo yazarken stereotip değil de arketip yazmak lazım diyoruz.

Bu yazı Filmarası dergisinin Şubat 2011 sayısında yayınlanmıştır.
Bu yazı Senaryo Yazarlığı kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Basmakalıp için 1 cevap

  1. Zara der ki:

    Merhaba ,size bir sorum olacak .nasil senaryo eğitimi alabiliriz?
    Yani kursları falan mi var?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.