Yirminci Yüzyıl’da Sanat ve Medya

Aşağıdaki infografik yirminci yüzyıl sanatındaki akımları bir tarih çizelgesine yerleştirerek toplu bir bakış imkanı sunuyor. Çoğu sanat akımı ve felsefenin doğuşu, yayılması içsel parametrelerden ziyade dış parametrelere bağlı. Yani, bir felsefi akım ya da sanat görüşü hakikate ve estetiğe yaklaşması nispetinde yaygınlaşmıyor. Ortaya koyduğu estetik değer, düşünce ve disiplin; sosyal hayatta ne kadar karşılık buluyorsa o kadar yaygınlaşıyor ve kalıcı oluyor. Bu da ister istemez mutlak bir felsefe anlayışının -en azından yirminci yüzyılda- mümkün olmadığını, felsefe ve sanatın dünya hallerinden fazlasıyla etkilendiğini gösteriyor. Filozof ya da sanatçı yaşadığı zamana, dünyaya bakarak bir şeyler ortaya koyuyor olmasına rağmen tıpkı bilimde olduğu gibi, filozof ve sanatçıyı bütün zamanları ve olası her durumu kuşatma iddiasında da görüyoruz çoğu zaman. Öte yandan olayları ve dünyayı her şeyi, her zamanı değil de belli bir zaman dilimini kapsıyor gözüyle yorumlamak bir başka felsefi akım olarak karşımıza çıkıyor. Uzun lafın kısası insanoğlunun son üç yüz yılının bizi getirdiği zihinsel durumlar iç içe ve girift bir yapı arzediyor. Politika ve ekonomi teorilerinin fazlasıyla etkisindeki, iki dünya savaşı görmüş sanat ve felsefe akımlarından söz ediyoruz. İşte yirminci yüzyılın felsefi ve sanatsal kakofonisi:

Yirminci yüzyılda felsefe, sanat ve medya

Yirminci yüzyılda felsefe, sanat ve medya

Grafik çalışma Rama Hoetzlein’a ait.

Bu yazı Çeşitli kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.