Senaryo yazarken merak ettikleriniz…

SORU 1: Karakterlerin kıyafet tarz ve şekillerine değinilir mi? Değinilirse, hangi aşamada değinilir? ( Sinopsis, Tretman, Senaryo)

CEVAP: Her şey kurduğunuz öykü ile ilgili. Eğer öykünüzü, mesela karakterinizin duygu durumunu, karakter gelişimini vs. anlatabilmek için seçtiği kıyafetlerin değişimini gözetiyorsanız kıyafetler yazılır. Yoksa hiç bir gerekçesi olmadan karaktere bir kıyafet giydiriliyorsa bunu yazmaya gerek yoktur. Sanat Yönetmeni’nin görevi bu gibi durumlarda tercihler yapıp karalara varmaktır. Bu sebeple yazar gerçekten anlamlı bulduğu kıyafetleri yazmalı. Senaryo ve tretman aşamasında.

Senaryo yazarken merak ettikleriniz

Senaryo yazarken merak ettikleriniz

SORU 2: Jenerik te, filmin önemsediğimiz bölümlerinden ipucu veren görüntüler verebilir miyiz?

CEVAP: Verebilirsiniz ama filmin sırlarını açık etmeyiniz.

SORU 3: Senarist film müziğine ne derece tavsiye ve müdahalede bulunabilir?

CEVAP: Fazla detaya girmeden her türlü tavsiyede bulunabilir. Filmde özellikle kullanılmasını istediği parçalar varsa senaryoya yazabilir. Ama bu istekleri yazarken işi sadece müzik olan filmin müzik sorumlusuna da iş bırakmalı. Herkesin kendi işini yapması önemlidir. Senaristin işi öyküyü iyi kurmaktır. Bir müzisyen kadar müzik dünyasına hakim olmayabilir. Olsa da isteklerini son söz olarak senaryoya yazmamalıdır. İşin profesyonellerine de çalışma alanı bırakmalıdır. Zaten film yapım aşamasına geldiğinde senaristin fazla müdahil olduğu noktalar varsa yetkili kişiler tarafından devre dışı bırakılacaktır.

SORU 4: Tretmanda, bir maddede anlattığımız (iç-dış) görüntüyü, senaryoda ayrı ayrı sahnelere ayırabilir miyiz, yoksa bir Tretman her maddesi bir senaryo sahnesi olmak zorunda mıdır?

CEVAP: Tretmanı sahne sahne yazmak zorunda da değilsiniz. Size kalmış. Sahne sahne yazmak işinize yarayacağı için öyle önerilmiştir. Yoksa bu konuda herkesçe kabul edilmiş bir standart yoktur.

SORU 5: Tretman ile senaryonun açıklama kısmı arasındaki farklar nelerdir?

CEVAP: Senaryodaki açıklama kısmında (aksiyon, devinim), mizansen adını verdiğimiz, sahne içinde karakterlerin davranışlarının tasviri bulunur. Bu tasvir tretmanda senaryoda olduğu kadar detaylı olmak zorunda değildir. Tretmanda asıl amaç dramatik yapının detaylı bir şekilde kurulmuş olmasıdır. Senaryoda ise film bittikten sonra, perdedeki halinin nasıl olacağına karar vermektir. Bu anlamda tretman daha içeriksel, senaryo daha biçimseldir.

SORU 6: Aynı sahnede uzak ve yakın çekimler aynı sahne başlığı altında mı olmalı, yoksa ayrı sahne ve başlık mı kullanılmalı?

CEVAP: Sahneleri ayırmak için asıl belirleyici şey mekandır. Mekan değişmediği sürece bir sahne içinde çok sayıda farklı çekim ölçeği kullanılabilir.

SORU 7: Filmin başında diyalog başladıktan sonra kisiler akmaya devam edebilir mi?

CEVAP: Ülkemiz sinemasında başlangıç jeneriğinin olması-olmaması ya da biçimi ile ilgili sınırlandırmalar ve standartlar yoktur. İstediğiniz gibi bir açılış tasarlayabilirsiniz.

SORU 8: Toplu ekiplerle oluşan sahnelerde her kişiye ayrı ayrı isim vermemiz gerekir mi? Yoksa diyalogda bulunacak olan önemli kişilere mi isim vereceğiz? Komutan, Doktor, Hoca gibi…  Örnek: Olay yeri inceleme ekibi, sağlık ekibi gibi.

CEVAP: Birden fazla sayıda insanın tek bir diyaloğu hep bir ağızdan söylemesi çok sık rastlanan bir durum değildir. Böyle bir durumda (mesela bir futbol stadyumunda taraftar kitlesi) kitleyi tek bir karakter gibi yazmalısınız. (mesela, TRİBÜNLER: Gooooool!) Birden fazla insan farklı farklı diyalogları aynı anda seslendiriyorlarsa buna tiyatro ve sinemada RABARBA adı verilir. Rabarba söz gürültüsü demektir. Tek seslilik değil çok sesliliktir. Rabarba arasında duyulmasını istediğiniz kelimeleri sıkıştırabilirsiniz. (mesela, TRİBÜN:  Rabarba; Gooool! Yuuuuh! Helaaal! Yaşaaa!) Ancak farklı karakterler, kimin ne söylediği belli olacak şekilde hep bir ağızdan konuşuyorlar ve hepsinin de seyirci tarafından duyulması gerekiyorsa, karakterler tek tek yazılıp, diyalogları da diğer karakterler gibi uygulanır.

SORU 9: Bir otomobilin arka koltuğunda oturan iki kişi diyalogda bulunacaksa, bu durum da şoföre de yer vermemiz gerekir mi? Gerekirse hangi aşamada yer veririz. Tretman, Senaryo…

CEVAP: Şoförün kurguda görülmesini istiyor musunuz? Şoförün hikayenin akışında bir yeri var mı? Şoför hikeyede hiç önemi olmayan sıradan bir şoför ise hiç bir aşamada yazmanıza gerek yok. Yönetmen isterse şoförden detay alır ve kullanır. Hikayede yeri var ise, onun orada olmasının bir anlamı var ise tretman, senaryo hatta duruma göre sinopsiste bile yazmalısınız.

SORU 10: Doğrusal zaman gerçek zaman akışına çok yakın ise, mesela olaylar 3-5 ay veya 2-5 yıl da, başlar biterse bu değerli midir?

CEVAP: Zamanın ileri ya da geriye doğru kesintiye uğraması (Flashforward ya da Flashback) bir filmi kendi başına değerli ya da değersiz yapmaz. Nasıl kullandığınız önemlidir. Her iki şeklin pespaye kullanımları olabileceği gibi son derece estetik (yani değerli) kullanımları olabilir.

SORU 11: Doruk noktası birden fazla olabilir mi? En son da olabilir mi?

CEVAP: Olabilir, şöyle ki: Senaryonuzda birden fazla öykü ekseni varsa her eksen için ayrı bir doruk notası olabilir. Bazı eksenlerin ucu açık da kalabilir. Doruk noktasının yeri değişkendir en sonda da olabilir. Bu, öyküyü nasıl kurguladığınıza bağlıdır.

SORU 12: Anlamının, herkes tarafından bilinmeyeceğini düşündüğümüz, kelimeleri ve nesne isimlerini kullanmak risk midir? Mesele: Kelik, azık vb.

CEVAP: Karakterlerin diyaloglarında, gerekiyorsa kullanmanızda hiç bir sakınca yoktur. Ancak sadece yapımcı yönetmen ve oyuncular gibi, film insanlarının okuyacağı, aksiyon yazdığınız kısımlarda kullanırsanız, herkes anlamayacağı için sakıncalı olabilir.

SORU 13: Olaylar eğer bir köy veya yörede geçiyorsa, karakterleri o yörenin ağzı ile konuşturmak, daha gerçekçi olur mu? Her karakterin İstanbul Türkçesi ile konuşması gerçekçi olur mu? Eğer yöre ağzı tercih edilecekse bu senaryoya nasıl yansır. Nasıl telaffuz edilecekse öyle mi yazılır?

CEVAP: Bu konuda bir uzlaşı yok. Piyasada her iki türlü senaryoya da rastlayabiliyoruz. Ancak doğrusu senaryo metninde karakterlerin diyaloglarının düzgün bir dille yazılmasıdır. Aksiyon, açıklama kısımlarında ise sözgelimi şöyle bilgiler yazılmalıdır: “Hasan Adana yöresine has bir aksanla konuşmaktadır.” Bunu okuyan oyuncu, canlandıracağı karakterin aksanının hangi yöreye ait olduğunu öğrenecektir. Konuyla ilgili gerekli bilgiye sahip değilse araştırır ve öğrenir. Aksanlı konuşan bir karakterin diyalogları düzgün bir dille yazılırken karakterin olmadığı bir karaktere dönüşmesi de önemli bir risktir. Sözgelimi eğitimsiz bir karakter eğitimli bir karakter gibi görünmemelidir. Bunun için diyalogların düzgün bir türkçeyle ama karaktere uygun bir tarzda yazılmaları gerekir.

SORU 14: Figüranlara nasıl yer verilir? Mesela: Sınıfta başka öğrenciler de vardır, olayı çok sayıda meraklısı izlemektedir, düğünde çok sayıda davetli vardır gibi mi olmalıdır?

CEVAP: Sahne başlığına FGR harflerini ilave etmeniz durumunda sahnede arkaplanda sorudaki gibi yardımcı oyuncuların var olduğunu belirtmiş olursunuz. Aksiyon yazdığınız yerlerde de bu FGR’nin kim olabileceğine dair bilgi olmalıdır. Dolayısıyla sahne başlığına yazacağınız FGR sadece kolaylık sağlamak içindir. Yazmasanız da yapımcı sahneyi okuyunca sahnede FGR olduğunu anlayabilmelidir.

SORU 15: Jeneriğin detayları yazılır mı? Yazı karakteri, akış şekli gibi.

CEVAP: Yazabilirsiniz ama riskini göze alıyorsanız. Çokbilmiş bir senarist gibi görülebilirsiniz. Jenerik yazıları başka uzman kişilerin sorumluluğundadır. Ancak özel bir font seçtiyseniz ve bunun öykü için bir anlamı varsa bir öneri olarak bunu belirtmenizde sakınca yoktur.

SORU 16: Önemsediğimiz bir sözümüzü, örneğin kendi sinema tanımımızı, nereye yazabiliriz, senaryonun başına, sonuna…

CEVAP: Sinema hakkındaki görüşlerinizi filminizin başında sonunda bir özdeyiş olarak sunmanız doğru olmaz. Bunun yeri filminiz değildir. Ancak alıntı sözleri istediğiniz her yerde kullanabilirsiniz.

SORU 17: İntihara teşebbüs eden bir karakteri anlatırken, bir, (Irmağın – denizin- oto yolunun …)  kenarında düşünceli bir şekilde bekler. Diyebilir miyiz, yani; ırmak, nehir, yol vb. seçenekleri yazarsak çekimin duruma göre kolay olması açısından iyi olur mu?

CEVAP: Senarist olarak karakterin nasıl intihar edeceği tercihini siz yapmalısınız. Aksi takdirde en ucuz intihar yöntemi tercih edilir ve bu da doğal olarak iyi sonuç vermez.

Sorular İbrahim Özer’e cevaplar bana ait. Güzel şeyler yazın!

Bu yazı Senaryo Yazarlığı kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Senaryo yazarken merak ettikleriniz… için 581 cevap

  1. Muhammed der ki:

    Hocam çok çok çok acil. Lütfen cevap verin. Şimdi bir senaryo yazacağım ama diyelim ki alıntı bir söz kullanacağım. Atıyorum, kadınlar insandır bizler insanoğlu. Bu sözü söyleyen neşet Ertaş. Belirtmek zorunda mıyım bunu. Telif sorunu çıkabilir mi? Yanj demek istediğim herhangi birinin sözünü diaylogda kullanırken o sözün sahibinden izin almak mj gerek?

    • Gökhan der ki:

      Hayır gerekmez. Ama yazar bu söz kendisine aitmiş gibi ifade ederse ayıp olur. Bu sadece vicdani bir durum. Yoksa sözlerin telif hakkı yoktur.

      • Muhammed der ki:

        Hocam cevabınız için ve bu kadar hızlı cevap verdiğiniz için çok sağ olun. Anlattığım durum ile ilgili çok önemli yazarlarımızin sözleri şıp diye oturuyordu ve ben ya kullanırsam da bir gün bir yarışmada derece yaparsam ardından o diyaloglar yüzünden telif cezası yersem diye çok korkuyordum. Sözlerin telif hakkı yok demek. Neyse ki artık kuşkuya gerek yok. Allah razı olsun sizden

  2. Hamsi der ki:

    Merhaba hocam.
    Aklımda bir sual var onu cevaplarsınız diyerek yazıyorum.

    Günümüz dizileri yılbaşı arasında 1 hafta 2 hafta 3 hafta ara veriyor. Ve ya hepsi aynı süre için tatil yapıyor ve ya farklı yani biri 1 hafta diğeri 3 hafta. Bazen de hiç olmuyor ara. Bunu kim belirler peki? Kanal belirlemez diye düşünüyorum ve tamamen dizi yönetimine kalmış bir durumdur herhalde.
    Bunu kim belirler ve hiç tatil yapılmazsa oluyor mu? Mayıs – Haziran gibi diziler sezonu kapatır genellikle. Peki bununla bir ilgisi var mı tatilin? Ve Mayısta mı, Haziranda mı olur(olamalı)sizce?
    Hocam bu sene çoğu yapım Mayıs düşünüyor.

    Bunları niye sordum çünkü elimdeki senaryoyu 32 bölüm olarak planlıyor ve 32 sürsün diye yılbaşı arasını 2 bölüm tatil etmeyi düşünerek yazıyorum. (Sanki şu an yaşındaymış gibi)
    Teşekkür

    • Gökhan der ki:

      Her şeyi kanal belirler. Kanal ne derse o olur. Tabii yapım şirketi bazı taleplerde bulunabilir. Özellikle tutan bir diziyse kanala nazı geçer.

  3. Hamsi der ki:

    Sanırım son sorum cevap verin lütfen.

    Bana tavsiyeniz nedir peki? Kanal belirliyor diyorsunuz ancak şu an öyle bir durum söz konusu değil. Ben kendi halimde yazıyor bitirince görücüye çıkarmayı düşünüyorum. Hikayenin akışına genişliğine dayanarak yaza bilir miyim? İstediğim gibi? 30 bölüm ve saire.

    (Bu arada 3 sezonluk hikaye var)
    Sezon planlıyorum

    • Gökhan der ki:

      Yazdığınız dizinin hayata geçmesi için çok merhaleden geçmesi gerekiyor. Siz şu aşamada size göre en güzel haliyle yazmakla sorumlusunuz. Projenin onay görmesi için 3 bölüm senaryo, 1 sezon sinopsisler ve genel konsept dosyanız hazır olsa iyi olur. Bu şekilde hazırladınız, beğenildi, yapımcı, yönetmen, kanal yönetimi hatta başrol oyuncusu star bir isimse, o bile senaryo için “şöyle olsun, böyle olsun vs.” diyebilir. Kanal ve yapım şirketi gerekli görürse siz de senarist olarak gerekli değişiklikleri yaparsınız. Senaryo yazarları esnek olmalıdır, dizi yazarları çok esnek olmalıdır. Kanal yönetimi dizi yayına geçtiğinde reyting raporlarına bakar. Rakamlar iyiyse diziniz kraldır, ağadır, paşadır. Rakamlar düşükse ya da zamanla düşerse, dizinizin yayınladığı saatte başka bir dizi yayınlayıp daha çok para kazanabileceğini düşünen kanal, kimsenin gözünün yaşına bakmaz. Yayından kaldırabilir.

  4. Cihat Balkan der ki:

    Merhabalar. Felsefi boyutu ön planda olan bir uzun metraj film senaryosu yazdım. Bu senaryoyu 2 seri ve aynı temada 2 ayrı dizi olacak şekilde tasarladım ve ilk film senaryosunda diğer film ve dizilere önemli göndermeler var. Öyle ki başrolün karakter gelişiminde ve izleyeceği yol konusunda önemli etkiye sahip ancak felsefi yaklaşımdan dolayı diğer film ve dizileri izlemeden önce bu etkinin boyutu anlaşılmıyor. Bu durumda tretman yazarken ayrıca bir açıklama bölümü ayırıp ilk filmde gösterilmeyecek konulara ve detaylara yer versem uygun olur mu?
    Ayrıca senaryoyu yurtdışında gerçekleştirilen festivallere de göndermek ve senaryonun yurtdışında değerlendirilmesini istemekteyim fakat senaryoyu türkçe yazdım. Bir çevirmene ingilizceye çevirttirmem sağlıklı bir sonuç verir mi?

    • Gökhan der ki:

      Biri olmadan diğeri anlaşılmıyor ise, sizin yerinizde olsam her iki senaryonun başına ortak tretman ya da sinopsis iliştirirdim. Ancak bu tür anlaşılması güç konuları yüz yüze açıklamak en iyisidir. Böyle bir imkan yoksa güzelce açıklayan kısa ve anlaşılır bir broşür mantığıyla, bir metin koyabilirsiniz. Fakat alışılageldik bir şey olmadığı için kafa karıştırma ihtimali var. Diğer sorunuz için ise: Ana dili gibi İngilizce bilen, mümkünse bu alanda tecrübeli bir tercüman bulursanız neden olmasın.

      • Cihat Balkan der ki:

        Cevapladığınız için teşekkür ederim. 2. Filmin senaryosu henüz hazır değil maalesef. Açıklamak istediğim kelimenin sonunu numaralandırıp ayrı bir sayfada açıklamasını yapmıştım fakat cevabınıza binaen, sanırım seyircinin anlayacağı şekilde ve ilk film için ön plana çıkacak motivasyona odaklansam daha iyi olacak.

        • Gökhan der ki:

          Hem seyirciye hem de seyirciden önce senaryoyu okuyacak insanlara beğendirmeniz lazım.

          • Cihat Balkan der ki:

            Merhabalar yeniden sorularım ile rahatsız ediyorsam kusura bakmayın lütfen ama bir süre önce mail adresinizde tretmandan bir bölüm paylaşmıştım. Acaba artık o mail adresini kullanmıyor musunuz? Cevaplamak istemediyseniz lütfen kusuruma bakmayın ancak tecrübeli birinin fikrini almak beni mutlu ederdi

  5. Aleyna der ki:

    Merhaba 40 dakikalık bir dizi için kaç sayfa olmalı sizce

  6. Aleyna der ki:

    Merhaba kafamda 6 bölümlük bir dizi senaryosu var bölümlerin 40 dakikadan oluşmasını istiyorum .
    bölüm başına kaç sayfa yazmalıyım

  7. Umut Öztürk der ki:

    Hocam iyi günler. Log line konusunu çok iyi anlatmışsınız. Önerme konusunu da daha detaylı öğrenmek istiyorum. Teşekkürler.

  8. Ahmet der ki:

    Selamlar hocam.

    Senaryo yazarları için, “yazar gerektiğinde değil her gün yazandır.” derler. Burada kasıt hikaye ve senaryo mu? İlla, her gün oturup yeni fikirler çıkarmak, yeni hikaye üretmek, sahneler yazmak mı gerek? Yoksa herhangi bir edebi metin mi?

    Mesela, bir blog kurmak oraya gündeme dair bir şeyler karalamak. Ya da yaratıcı yazarlık üzerine öğrenilen bilgileri tıpkı sizin gibi aktarabileceğimiz bir platform kurmak, günlük yazı paylaşmak. Veya 10-20 yıl sonraki kendimize her gün mektuplar yazmak, yani o günkü ülke gündemini ve içinde yaşadığımız durumu, mutlu anılarımızı, üzüntülerimizi kendi üslubumuzla aktaracağımız mektuplar… Bunlarda giriyor mu bu tanıma?

    Yoksa, bir gün yayınlanmayacak olsa dahi sırf pratik yapmak için sürekli hikayeler yazmak, sahneler kurmak; ya da bir dizi/film izleyip onun tretmanını çıkarmak, sinopsisini yazmak gibi şeyler mi daha verimli olur.

    Sizin görüşünüz nedir bu söze istinaden?

    • Gökhan der ki:

      Cevabım kısaca; “yazma eylemi”. Yani ne yazarsanız yazın, yazma eylemi hayatınızın bir parçası olmalı. Ben o sözü “yazarlık bir yaşam tarzıdır” şeklinde yorumluyorum.

  9. Cihan der ki:

    Merhaba hocam rahatsız ediyorum tekrar ama… hocam uzun zamandır üstünde çalıştığım ve bitirdiğim 5 sezon, her sezon yaklaşık 30+ bölüm (günümüz dizileri) olup, bitirdiğim dizi senaryosu var elimde ve bu şayet diziye dönecekse şöyle bir sıkıntı görüyorum. 7 mayısta final yapan bir diziye çok benziyor. Yani hikaye olarak kast ediyorum. Benziyor diye yayına girmez diye korkuyorum. Veya o diziye (Çukur) benziyor diye alıntı, çalıntı diyerekten izlemeye bilirler mi?
    Yani sırf bu yüzden bırakmayı, hikayeyi değişmeyi çok kez istedim lakin yapamam. Yinede olması imkansız mı??

    • Gökhan der ki:

      İmkansız diyemeyiz. Belki Çukur çok tuttu deyip bunu da yapalım diyebilirler. Ama tabii yine de ne kadar benzediği önemli. O kadar emeğinizin karşılığında “çalıntı” iş üretmekle itham edilmek hoş olmaz. En iyisini siz bilirsiniz. Bana kalsa ya sıfırdan yeni baştan yazardım ya da tanınmayacak hale gelene kadar değiştirirdim.

  10. Cihan der ki:

    Fikriniz ve öneriler için teşekkür ederim. Benzerlik dediğim şu… her ikisindede(Çukur ve projem) mahalle var ve isimleride oradan alıyorlar. Ve ortada üvey kardeş, aile konuları benziyor sadece. Ama bunlarıda yazarken Çukur dizisi ortada yoktu ki. Yani çalıntı değil tamamen tesadüf. Alıntı olabilir ama. Peki ben bunu yetkililere söylesem anlarlar mı? Çok umutluyum ve katılıyorum ya aşırı değishtiricem yada sil baştan başlarım. Ama dediğim gibi ne kadar denedim olmadı. Bu yüzden en mantıklısı değiştiricem çünki farklı bir hikayeye taşımak istiyorum.

    Ve
    Peki ben bunu yetkililere söylesem anlarlar mı?
    Bu sektörde yer alan biri olarak bana fikir ayrılığı yaşamamam için teoriler yazın lütfen…

    • Gökhan der ki:

      Yetkililer projenizi dinlediklerinde (ya da okuduklarında) Çukur ile benzerliğini göreceklerdir. Açıklama şansınız olursa sizin söylediğiniz sözlere de inanırlar. Yani dürüst olmadığınızı düşünmeleri için bir sebep yok. Ama ondan önemlisi projeye “evet bunu yapalım” deyip demeyecekleri. Benzerlik söylediğiniz şekliyle projenin kabul edilmesine engel teşkil eder. Dizi daha çok taze. 3-5 yıl sonra bu haliyle belki şansınızı deneyebilirsiniz, ya da yeni baştan yepyeni bir hikaye yazmaya başlayabilirsiniz. Bugünlerde az benzese dahi yapımcıların evet diyeceğini sanmıyorum. Kesin konuşmak yanlış tabii. Çıkış yapma şansınızı deneyeceğiniz proje yepyeni bir şey olsa şansınız çok daha yüksek olur. Bu değişmeyen bir gerçek.

  11. Berat der ki:

    Selamlar, dizi yazarken ilk iki bölüm senaryosu – genel hikaye – hikayenin özünü anlatan bir sinopsis – karakter analizlerini içeren bir proje dosyası gerekiyordu. Peki internet dizileri için durum nedir bilginiz, duyumunuz var mı?

    Değişmez kural olarak sanıyorum yine hikayenin özünü anlatan bir sinopsis, karakter analizleri şart. Peki genel hikaye, senaryo ve bölüm hikayeleri ya da bölüm tretmanları konusunda durum nedir?

    Ben birkaç yerden bir sezonda 8 bölüm olacaksa sekiz bölümde de bölüm bölüm ne olacağını anlatan bölüm özetleri olması gerektiğini duymuştum. Bu şart ise genel hikayeye gerek var mıdır sizce? Logline, 2-3 sayfalık genel bir sinopsis, 8-10 bölüm artık kaç bölüm olacaksa bölüm hikayeleri, karakter analizleri ve ilk iki bölüm senaryo proje dosyası için yeterli olur mu fikrinizce?

    • Gökhan der ki:

      İnternet dizilerinde projenin bölüm süreleri, dizinin yapmcılığını kimin hangi şartlarda yapacağı gibi konular da önemli. Kesin bir bilgi için yapım ekibiyle önceden irtibat kurun derim. Öte yandan ben dizi projesi hazırlıyor olsam nereye ve hangi ortama yapıldığından bağımsız olarak, teklif için 3 bölüm senaryo, 13 bölüm sinopsis, ve genel konsept dosyasını hazır ederdim.

  12. Mert der ki:

    Selamlar, size bir sorum olacaktı.
    Çoğu senaryo kitaplarında ve senaryo gurularının söyleşilerinde genellikle filmin ana kahramanın yolculuğu olduğu söylenir. Bir protagonist var, onun hedefi var, karşısında engel / tehlike var, protagonist bu engel ile mücadele edecek ve bu yolculukta birtakım dostları olacak. Genel taslağı hep böyle oturtmuşlar. Peki protagonist olarak bir insan değil de bir obje ya da hayvan söz konusu olsa ve obje / hayvan üzerinden birkaç insanın hayatı anlatılsa mesela, bu bir film olmaz mı?

    Yani derdimize / önermeye uygun bir senaryo yazmak için ana temaya bağlı kalmak koşulu ile çok karakterli, farklı günlük hikayeler bir filmde anlatılabilir mi? Günün sonunda bütün karakterlerin hikayesi aynı yere çıkacak, önermeye ulaşılacak. Düşünceniz nedir?

    • Gökhan der ki:

      Anlatı sınırsızdır. Yaparsanız, yapabilirseniz olmayacak şey yok. Protagonist obje de olur hayvan da olur, ne isterseniz o olabilir. Ama her farklı deneme kendine göre zorluklar da getirecektir. Birden fazla protagonist olması konusu da böyledir. Klasik anlatıda ustalık kazanmadan bazı kavramları altüst ederek yeni denemelere girişmek çok risklidir. Yazar yazmakta olduğu geleneğe hakim olmalıdır ki gerektiğinde istediği gibi yeni yaklaşımlar geliştirebilsin. Başka yerlerde gördüğü bu tür yaklaşımları kopyalayarak bir şeyler yazmak mümkün olabilir ama sonucun nasıl olacağı konusu soru işareti… Hayal kırıklığı da vermeden şöyle bağlayayım: Ne kadar emek verirseniz o yazdığınız metne yansır. Siz görünmüyor emeğim zannedersiniz belki ama öyle değildir. Emek verin, meyvesini toplarsınız.

  13. Ahmet der ki:

    Sn. Hocam yardımlarınız için çok teşekkür ediyorum.
    Senaryoda iki farklı mekan tek sahnede gösterilebilir mi? Örneğin; bir karakter diğer karakterle balkondan konuşmaktadır. Biri balkonda diğeri sokakta. “Bizimkiler” dizisindeki Cemil’in sokaktan geçenlerle konuşması gibi. Bu durumda sahne başlığı ne olmalıdır? Balkondaki karakteri gördüğümüzde ayrı sahne, sokaktaki karakteri gördüğümüzde ayrı sahne mi başlatmalıyız? Yoksa tek sahne altında yazmanın senaryo dilinde sembolü/formülü var mıdır?

    • Gökhan der ki:

      Olabilir evet. Sahnelere bölme konusu film ekibinin seti kurmasıyla ilgili teknik bir konudur. Tek ışık kurulumu, tek set kurulumu, kamera için çok büyük değişikliklerin olmayacağı her bölüm bir sahnedir. Sahneniz nadiren farklı iki mekanda olabilir: ışıkların, setin değişmeyeceği bir durum nadiren karşımıza çıkabilir. Bizimkiler’deki pencere sahnesi tek sahnedir. Cemil için diyalog yazarken Cemil Ev, Oda diye yazmamalısınız. Cemil odasının, evinin penceresinden sarkmaktadır ama kamera sokaktadır ve tek kamera kurulumu vardır. Kamera odaya çıkarsa, odadan sokak açısı verirse yeni sahne açmak zorundasınız. Yani sahne yazarken mesele şu: nasıl bir film seti kurulacak. Kamera nerede duracak. Işıkçılar ışıkları yeniden kurmak zorunda kalacaklar mı? (Bu yüzden genellikle tek mekan tek sahnedir.)

  14. Poyraz der ki:

    Hocam merhaba… Dijital platforma hazırlanan dizi projelerindeki bölüm hikayelerini hangi detayla yazmamız gerekiyor. Tretman yazar gibi mi yazacağız yoksa bir genel hikaye formatında mı? Konuyla ilgili hiç bir kaynak bulamadım. Bir örnek sunarak yardımcı olursanız çok sevinirim.

  15. Selin der ki:

    Hocam merhaba. 40 dakikalık bir bölüm yazmam gerekiyor, ben şu ana kadar 10 sayfa yazdım. Her sayfanın ortalama 1 dakika olduğunu biliyorum ama bana sanki bu 10 sayfa en az 20 dakika edermiş gibi geliyor. 😀 bende mi sorun yoksa genel bir durum mu anlayamadım veya gerçekten 20 dakika mı ediyor bilemedim. Hem normal senaryolardan biraz daha detaylı yazdım. Anlamak için ilk sayfamı kendimce canlandırdığımda 10 dakika sürmesini beklerken 3 dakika sürdü. sadece 1800 kelime olmuş yaklaşık. Yeniyim o yüzden sizin düşüncenizi almak istedim.

    • Gökhan der ki:

      1 sayfa 1 dakika tutar meselesi yaklaşıktır kesin ölçü değildir. O yüzden sizin süre hesabınız -tabi doğru yaptıysanız :-)- daha doğrudur.

  16. Barış der ki:

    Selam Hocam . Acaba dizilerde oyuncu kadrosunda yer almak için gidip setlere biz mi yaklaşmalıyız? Gidip; bana da bir gerekli rol verebilir misiniz?” dermiyiz? Ve bu işe yarar mı ve verirler mi?

    Ve elimde senaryo ile yapımcılara gidip şöyle bir projem var deyip, kendime de başrol ister miyim?
    Sağ olun

    • Gökhan der ki:

      Olmaz diye bir şey yok. Ama cast (oyuncu) ajanslarına gidip kayıt yaptırmanız daha doğru olur. Ayrıca oyunculuk eğitimi veren özel kurslara katılmayı hatta konservatuar okumayı da düşünmelisiniz. Çünkü oyuncu ajanslarına çat kapı gittiğinizde önce ekstra (yani figüran) olarak görev alırsınız. Zamanla karakteriniz ve yeteneğiniz ile yükselme şansınız olur. Uzun bir süreç olabilir. Yapımcılara gidip “senaryo bu, başrolde de ben varım” demek için kabarık bir cüzdana da ihtiyacınız var. Kabarık cüzdan olsa bile aklı başında bir yapımcı tecrübesiz bir başrol ile yola çıkmaz. Ama dediğim gibi para pek çok kapıyı yine de açabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.