Yapımcılar ve Senaryo Yazarları İçin İlan Panosu

Senaryolarını yapımcılara ve yönetmenlere duyurmak isteyen Senaryo Yazarları!

Projenizi tanıtın. Kısa ve öz. Sanki senaryonuz film olmuş ve seyirciyi sinemaya çekmek istiyormuşsunuz gibi!

İyi bir senaryo arayan Yapımcılar ve Yönetmenler!

Sesini duyurmak isteyen ama ne yapacağını bilemeyen o kadar çok yetenekli yazar var ki tahmin bile edemezsiniz. Siz onlara ulşamıyorsunuz, onlar da size. O halde sayfayı aşağı doğru kaydırın! İlginizi çeken bir hikaye varsa yazarına ulaşmak için bana yazın: yorgancigil@gmail.com

Bir projeniz var ve yetenekli yazarlar mı arıyorsunuz? İlan verin yazarlarınız sizi bulsun.

Kurallar:

1- Tanıtım metinleri boşluklar dahil 1200 vuruşu geçmemeli. (Anladığım kadarıyla bu dünyanın en zor işi. Çoğu gönderi sahibi burayı ya okumuyor ya da okusa da umursamıyor. 1200 vuruştan fazla gönderileri yayınlamama kuralını kaldırıyorum. Oysa bu projenizin erişilebilirliğini artırmaya yarayan bir kural ve sizin işinize yarayacak(tı)… Kafanıza göre takılabilirsiniz. 21 ocak 2019 GY)
2- İletişim bilgilerinizi aynı yorum/gönderiye dahil edin (Bize ayrıca gönderirseniz yayınlamayacağız, yapımcı bize ulaştığında kendisine ileteceğiz)
3- Sadece projenizle ilgili tanıtım metni yayınlanacaktır. Proje dışı gönderiler geçersiz kabul edilip silinir.
4- Ücret vs. bilgisi gönderilere yazılamaz. Yapımcı sizinle iletişim kurduktan sonra karşılıklı konuşup anlaşırsınız. Bu ilan panosu üzerinde projeyle ilgili pazarlık yapılamaz.
5- Proje gönderinize projenizin türünü, formatını, tahmini süresini yazınız. (Örnek: Komedi, Sinema Filmi, yaklaşık 100dk)
6- Şiddet, ayrımcılık, hakaret vs. içeren proje yorum/gönderileriniz yayınlanmaz.
7- Gönderilere ait bütün yasal sorumluluk yazarlarına aittir.

İlanlar yapımcılarla buluşturulduğunda bir komisyon ücreti olacak mı?

Hayır. Türk sineması ve TV dünyasına bir fayda üretmek istiyoruz. Eğer projeniz film/dizi olursa hatırlanmak isteriz. Size kalmış.

Senaryo tanıtımlarımızı yapımcılar gerçekten okuyacak mı?

Evet okuyacaklar.

Örnek Tanıtım Gönderisi:

Film anlatımı beyazperde.com’dan alınmıştır

Tavsiyeler

  • Projenizle ilgili sürprizleri bozmayacak şekilde ilgi çekici bir tanıtım hazırlamalısınız. Bunun için gazetelerin TV, sinema sayfalarındaki film tanıtımı metinlerini örnek alabilirsiniz.
  • Projenizle ilgili halka açık bir gönderi yapmaktasınız. Fikrinizi ne kadar açacağınızı iyi düşünün. Öte yandan gönderi yapmadan önce senaryonuzu ya da en azından sinopsisinizi kendi adınıza bir şekilde tescil ettirmiş olsanız iyi olur.

Bu yazı Film Yapımı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yapımcılar ve Senaryo Yazarları İçin İlan Panosu için 152 cevap

  1. Nehir der ki:

    KARNELİ YILLAR

    Süheyla, ekmeğin karneye bağlandığı Ocak 1942’de İstanbul’da, memur kocası Sinan, esnaf kayınpederi Hamdi ve kayınvalidesi Münevver’le mütevazı bir hayat sürmektedir. Evde herkes ona iyi davranır ama evliliğinde mutsuzdur ve anne olamamanın hüznünü yaşamaktadır. Hastanede gönüllü hastabakıcılık yapmakta olan Süheyla, Doktor Nezih’in ilgisinden memnundur ama ikisi de sınırı aşmazlar.

    O yıl ailenin hayatını alt üst eden bir şey olur: Hızla zenginleşirler. Sinan ve babası gizli işler çevirmektedir. Kadınlar, kocalarının yeni “mesleklerini” komşulardan duyar: Stokçu, karaborsacı, vurguncu.

    İnançlı ve güçlü bir kadın olan Münevver Hanım ve ondan destek alan Süheyla, kocalarına isyan eder ama işe yaramaz. Sonunda Münevver Hanım “Bu eve haram lokma giremez” der, babasından kalma evden kocasını ve oğlunu kovar. Süheyla, Münevver Hanım’la kalır. O da kocasının yaptığını vicdanına, Cumhuriyet idealine sığdıramamaktadır.

    Sinan ve babası, eşlerini pes ettirmek için türlü işler çevirir ama sonuç alamaz. Süheyla ve Münevver Hanım, kocası Varlık Vergisi nedeniyle malına mülküne el konulup Erzurum’a sürgün edilen ve orada hayatını kaybeden komşuları Eleni ve küçük kızına kapılarını açar. Bu arada Doktor Nezih, Süheyla’nın boşanıp kendisiyle evlenmesini ister ama Süheyla kayınvalidesini yalnız bırakamayacağını söyleyip reddeder.

    Üç kadın, karneli yılları güçlükle geçinerek, mahallelinin iftira ve düşmanlıklarıyla uğraşarak geçirir. En büyük hayalleri, ekmeğin karneye bağlanmaktan çıktığı gün Büyükada’da piknik yapmaktır.

    Nihayet Eylül 1946’da o gün gelir. Üç kadın Büyükada’da harika bir gün geçirir. Dönüşte Münevver Hanım, Süheyla’yı çok şaşırtır. Süheyla’nın oğlundan boşanması için bir avukatla anlaşmıştır. Üstelik Doktor Nezih’i de araştırmış, damadı olarak uygun bulmaktadır. İki kadın gözyaşları içinde sarılır. Ama Sinan kolayca aradan çekilmeyecektir.

    Karneli Yıllar vicdanlı, cesur kadınlara bir övgü ve saygı filmi.

  2. Nehir der ki:

    SON SORU

    İyi maaşlı işinden ayrılarak sevgilisiyle bir sahil kasabasına yerleşen Alp bir süre sonra gözünün önünde beliren kırmızı renkli soru işareti ve duyduğu gaipten sesler yüzünden psikiyatristin karşısına oturur.

    Alp’in duyduğu ses ona “Dünyanın sonuna şahit olmak ister misin? İstersen dünyayı yok ederiz, sen de bu eşsiz ana şahit olursun. İstemezsen dünyaya dokunmayız, sıkıcı hayatına devam edersin, karar senin” demektedir. Doktor bunun halüsinasyona yol açan yerel bir bitkiden olabileceğini söyler.

    Alp çıktıktan sonra doktor maillerini kontrol eder, gördüklerine inanamaz. Londra ve Tokyo’dan doktorlar, Alp ile aynı şeyden şikayetçi hastalarından söz etmektedir. Birkaç meslektaşıyla telefonda konuşur, onların da birebir aynı belirtileri gösteren hastaları vardır. Kafası karışan doktor pencereyi açar, gökyüzünde kırmızı bir soru işareti görür ve bir ses duyar: “Dünyanın sonuna şahit olmak ister misin?”

    Dünyanın sonunu getirmeye muktedir, tanımlanamayan bir güç insanlarla bir oyun oynamaktadır. Konu dünyanın tek gündemi olur. BM ve Dünya Sağlık Örgütü, insanlardan dünyanın sonuna şahit olma fikrinden kesinlikle uzak durmalarını ister, konunun bir varlık yokluk meselesi olduğunu açıklar.

    Ancak dünyanın sonuna şahit olabilmek fikriyle büyülenmiş milyonlar, insanları bu fikre yöneltirlerse dünya dışı güçlerle pazarlık edebileceklerine inanan hükümetler boş durmaz. Dünya büyük bir siyasi kutuplaşmanın içindedir: Dünyanın sonuna şahit olmak isteyenler ile hayatı akışına bırakmaktan yana olanlar. Kavga büyümekte, işler çığırından çıkmaktadır.

    Sahil kasabasında sade bir hayat hayalleri kuran Alp kendini kozmik bir kaosun içinde bulur, üstelik dünyanın sonu konusunda sevgilisiyle ve kasabalıların yarısıyla tamamen farklı düşünmektedir.

    Son Soru, insanlığın kendisiyle giriştiği trajikomik savaşın bir sahil kasabasında nasıl hem çok global hem çok yerel yaşandığını anlatan hareketli, ironisi dozunda, gayet güncel bir film.

    • Şahymerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

      Mükemmel bir konu. Ben yönetmen değilim ama emin ol bu senaryo çok ilgi çekici. Umarım hak ettiği değeri bulur. Herşey aklımda canlandı, tebrik ederim. Film yüksek maliyet ister. Bence İngilizce’ye çevir ve Hollywood’a gönder. Ama direkt kendin değil. Hollywood ile çalışan acanslar var. Bu senaryoyu değerlendir. Çok güzel, ilgi çekici…

  3. Şahymerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

    SENARİST: ŞAHYMERDAN ŞÖHRAT OĞLY
    FİLMİN ADI: ADALETLİ BULDUM
    FİLM TÜRÜ: AKSİYON, DRAM, GİZEM, SÜÇ, ROMANTİK.
    YAKLAŞIK FİLM SÜRESİ: 100 dk – 120 dk
    Özge ailesine düşkün genç kız. Babası avukat, annesi doktor. Bir gün babasını sevgilisiyle yakalar. Annesine söyleyeceği gün annesi cinayete kurban gider. Katil gösterilen kişi ise babanın sevgilisinin kardeşi. Savcılar delillerle katili net bir şekilde gösteriyor. Ama Avukat onu savunmakta israrcı. Özgenin babasıyla arası bayağı açılır, hatta düşman haline gelir. Bu zor günlerde Özge bir savcıyla aşk yaşar. Özge gerçekleri anlar, babasının haklı olduğunu bilir ve gerçek katili gösteren delilleri babasına verir. Tam o anda babasının arabası patlar. Özge kimsesiz kaldı. Masum insan ise 15 yıl hapse atıldı. Özge aşık olduğu adamla kaybettiği delilleri yeniden arar, bu kez çook daha ilginç gerçekleri görür, aslında hiç kimse masum değildi, dünyası başına yıkılan Özge zor bir seçim yapmak zorunda kalır?!

  4. Gizem ASLAN der ki:

    KARANLIK ŞEHİR
    Beş yaşında babası tarafından amcasına emanet edilen küçük kız Ezgi. Amcası, kuzeni ve yengesi tarafından zorbalık görerek büyür. Büyüdüğünde üniversitede okuma hakkının da elinden alınmasından sonra amcasının ona sunduğu, Cem ile evlenme şartını kabul eder. Sahte bir nişandır ve Cem bunu kabul etmiştir. Ancak nişandan sonra Cem’in Ezgi’ye davranışları kötüleşir.
    Ezgi iki yıl içerisinde çoğu kez bu insanlardan kaçar. Ancak her defasında yakalanır. Çünkü Cem’in arkasında bir güç vardır. Şehirleri yöneten üç büyük patron. Serdar, Murat ve Ümit.
    Ezgi’nin evden kaçtığı bir gün, tesadüfen Murat’ın oğlunu görür. Hakan’ı. Hakan bıçaklanmıştır ve yaralı bir şekilde yerde yatmaktadır. Ezgi ona yardım eder ve onlarla tanışması bu şekilde olur.
    Hakan’ı bıçaklayan kişi Ezgi’nin nişanlısından başkası değildir. Hakan yaralıyken, onun üvey abisi olan Ali, duruma el atar ve Cem’i bulmak için Ankara’ya gelir. Ancak Cem’i bulamaz ve onun yerine Ezgi’yi yanına alarak götürür.
    Hakan, Ali ve Ezgi arasında bir aşk başlar. Hakan da nişanlıdır, ancak Ezgi’nin nişanı gibi zoraki bir nişanlılıktır bu. Hep beraber şehirleri yöneten üçlüyü yıkmaya çalışırken, bir aşk üçgeni içerisinde kalacaklardır.

    Bol sırlı, aksiyonlu bir senaryom var. Umarım beğenirsiniz.

    Okuduğunuz için teşekkür ederim 🙂

  5. Şahmerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

    C I N A Y E T
    “Cinayet katledilenin değil katilin öldüğü yerdir…
    Cinayetle intikam haksızlıktır, hakkından vazgeçmektir…
    Bir cinayet bin cinayettir…”
    Filmin adı: CINAYET
    Senaryo yazarı: ŞAHYMERDAN ŞİROW
    Film türü: Dedektif, suç, gerilim.
    Amacım: İnsanlara kanlı intikamın adaletli olmadığını, adaleti sadece yasaların sağladığını anlatmak. Bu gibi suçların arttığı yerde gerçekleri göstermek. İnsanları cinayetten uzak tutmak.
    E-posta: shirovmerdan4@gmail.com

    Mutlu aile, filmlerdeki gibi)). Yaşanan bir cinayet herkesin ve hatta hiç alakası olmayan insanların hayatını mahveder. Kendi çıkarları için masum genci savunmayan avukat o gencin babasının intikamına kurban gider. Bu intikam 4 insanı hayattan koparır. Konu çok derin(120 dakikalık film sonuçta)))… Kimse masum değil cinayetin olduğu yerde, işte benim filmim de bunu anlatıyor. Tüm gerçekleri o adaletsiz avukatın kızıyla aşk yaşayan savcı aydınlatır. Adalet yerini bulur… Ama olay ardında çok büyük kalıntılar bırakır. Bir insanın “rahmetli” babasından nefret etmesi…dünyadaki en acı şeydir belki…İşte benim kahramanım bu gerçekle yüzleşir. “Bir cinayet bin cinayet” demem de bu zaten. Çünkü “cinayet insanın değil insanlığın öldüğü yerdir”.

  6. Neşe Kaya der ki:

    Aşk üzerine Fantastik bir Komedi
    İsmi bende kalsın.
    Birbirinden etkileyici fakat aşķ konusunda şaşkın doğaüstü varlıkların, yer yüzüne indikleri an başlayan; müthiş kurgu sahneleri, komik ve heyecanlı maceraları, ilginç aşk deneyimleriyle harmanlanıyor. Sabırsızlıkla beklenen sezon bolümleriyle, sürükleyici bir dizi olabileceği gibi tek solukta izlenen harika bir film de olabilir. Özellikle Z kuşağını ekrana kitleyeceğine ve adından söz ettireceğine emin olduğumu yazarı olarak tastiklerim.
    Ismi ve konusuyla ilgili daha fazla bilgi veremiyorum. Sonuçta noter onaylı da olsa ufak değişimlerle bile çalınabildiğine acı bir şekilde şahit oldum.

  7. Xeyale der ki:

    Bir dizi konusu yazdim ismi TÖRE SARMAŞIĞI
    Diyer töre dizilerden farkli emin deyilim iletişime gire bilirimiyim senaryomu satarmiyom yoksa yok tek emin olduğum reting rekoru kırıcak

  8. Tülin akbaş der ki:

    Senaryo ( kısa özet ) : okumak isteyip ailesi tarafından engellenen daha sonra kendi çabaları ile açık öğretim de okumaya başlayan ve psikiyatri bölümünü kazanan fazla dışarı çıkmadığı için staj yapamayan bu yüzden kendi yöntemleri ile bir çözüm bulup evinden 2 sokak uzaklığında’ki bir psikiyatris’den depresyondaki bir hasta gibi randevu alan ayda kardeşi ile berbar psikiyatri randevusuna gider, ver içeri girer. 10 dakika konuştuktan sonra ayda lafı kendini intihar etmeye getirir, ama sandığının aksine ‘psikiyatrist Asaf” bey ona neden o zaaman kendini öldürmedin der. Ayda o anda o adamda bir şeyler olduğunu anlar bir kaç seans sonra ayda Asaf bey’in insanları iyileştirmenin aksine onları kendilerini öldürtmek istediğini fark eder ve artık hasta ile psikiyatris yer değişmiş olur

    İsim : Sıra sende

  9. Isik der ki:

    AVUKAT VE KARISI
    1992 de güneydoğuda gelen cengiz,AVUKAT Olan tecilli abisini askere uğurlar…
    Cengiz yanlış zamanda yanlış yerde olmasıyla abisinin nısanlisini bir subay ile görür …
    Annesi büyük oğlu (AVUKAT)’na duyurmamak için engel olur..
    Cengiz susar…
    Fakat nısanlı arzu kendini kurtarmak için kaynanası ile bir seneryo yazıp
    Cengiz ‘in bir numaralı düşman ilan etmesiyle AVUKATIN (haluk) kardeşine sonsuz nefreti konu alan…
    GERÇEK HAYATIMIN HİKAYESIDIR…

  10. Aşil başar der ki:

    Merhaba nasılsınız hocam benim kaleme almiş oldugum bitmiş bir senaryom var uzak dogudan güney doguya uzanan gerçek bir aşkın esareti Tel 05449364152

  11. Fatih dindarkaya der ki:

    Film senaryoları geçerlimi elimde çok iyi bir senaryo var 3 FEDAİ Fantastik komedi tarzı eski zamanlarda iç hastalıkların aşırı olduğu bir dönemde yeşil taşa yuva yapmış Bir cadının efsanesi dolanırmış insanların kin ve nefretiyle beslenen bu cadıyı öldürmenin mümkün olmadığı düşünülürmüş. Bulunduğu yere korku ve felaketlerden dolayı kimse yaklaşamazmış üç ayrı kasabadan üç ayrı Fedai görevlendirilmiş Can Özgür ve Mikail birbirini tanımayan üç dost üç kılıç uzun yollar katetikten sonra kutsal Mabede erişirler İlk denemelerinde başarısız olsalarda tuhaf sırlarla ikinci girişimlerinde Cadıyı yakarak öldürmeyi başarırlar Yer Kapadokya İlgiliyseniz lütfen arayın 05369473114 konuyla ilgili detayları aktarayım

  12. Ayşe Nisa DENERİ der ki:

    Yaşadığı tek bir acı ile yıkılan genç bir kızın hayatına birbirinden farklı kişilikler ve acılar girer. Kimisi hayata toz pembe bakıyordur, kimisi yaşadığı acılar içinde boğuşuyor ve kimisi de acılarına sadece gülüyordur. Genç kız aşkı, acılarıyla baş etmeyi ve gülümsemeyi öğrenecektir. Hayatından vazgeçmekte olan bir kızın küllerinden yeniden doğuşunu anlatıyorum. Hikayem tek bakışlı değil, tek kahraman üzerine yoğunlaşmadım. Bir sürü baş karakter var ve bu karakterlerin hikayelerini anlattım. Aynı zamanda bu karakterlerin birbirleri ile ilişkilerini ve bağlantılarını.

  13. Mehtap Çil der ki:

    Olay karsta bir köyde geçmektedir.Songül ve Mehmet nişanlıdır.Songül yazın köyün yaylasına annesine yardım etmeye gider.Orada bir çobana aşık olur.Düğüne 1 hafta kala çobana kaçar.Nişanlısı kaçan Mehmete, çobanın köyünün ağası, aileler arasında husumet olmaması için 3 kız getirir.Bunlardan birini seçmesini ister. Mehmet isteksizce birini seçer ve aynı düğün hazırlıklarıyla yeni kızla evlenir.Fakat seçtiği kız çobanın kızkardeşidir.Bunu duyunca çok sinirlenir ve intikam almak için Songül ve çobanın peşine düşer.Karısıda onunla gider.Zamanla kıza aşık olmaya başlar.Ama bu aşkı kendine yedirememektedir.Bu duyguya karşı direnir.Fakat daha fazla karşı koyamaz.Bir gün çobanın ve songülün izini bulur.Onları öldürmek için karşılarına çıkar.Mehtap Çil 0536 4100047 Denizbank ilk senaryo yarışmasında finale kaldım bu senaryomla

  14. Gökhan der ki:

    Önemli Not: Bu sayfa ilanlar için ayrılmıştır. Sorularınız için soru-cevap sayfalarımızı kullanınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.