Yapımcılar ve Senaryo Yazarları İçin İlan Panosu

Senaryolarını yapımcılara ve yönetmenlere duyurmak isteyen Senaryo Yazarları!

Projenizi tanıtın. Kısa ve öz. Sanki senaryonuz film olmuş ve seyirciyi sinemaya çekmek istiyormuşsunuz gibi!

İyi bir senaryo arayan Yapımcılar ve Yönetmenler!

Sesini duyurmak isteyen ama ne yapacağını bilemeyen o kadar çok yetenekli yazar var ki tahmin bile edemezsiniz. Siz onlara ulşamıyorsunuz, onlar da size. O halde sayfayı aşağı doğru kaydırın! İlginizi çeken bir hikaye varsa yazarına ulaşmak için bana yazın: yorgancigil@gmail.com

Bir projeniz var ve yetenekli yazarlar mı arıyorsunuz? İlan verin yazarlarınız sizi bulsun.

Kurallar:

1- Tanıtım metinleri boşluklar dahil 1200 vuruşu geçmemeli. (Anladığım kadarıyla bu dünyanın en zor işi. Çoğu gönderi sahibi burayı ya okumuyor ya da okusa da umursamıyor. 1200 vuruştan fazla gönderileri yayınlamama kuralını kaldırıyorum. Oysa bu projenizin erişilebilirliğini artırmaya yarayan bir kural ve sizin işinize yarayacak(tı)… Kafanıza göre takılabilirsiniz. 21 ocak 2019 GY)
2- İletişim bilgilerinizi aynı yorum/gönderiye dahil edin (Bize ayrıca gönderirseniz yayınlamayacağız, yapımcı bize ulaştığında kendisine ileteceğiz)
3- Sadece projenizle ilgili tanıtım metni yayınlanacaktır. Proje dışı gönderiler geçersiz kabul edilip silinir.
4- Ücret vs. bilgisi gönderilere yazılamaz. Yapımcı sizinle iletişim kurduktan sonra karşılıklı konuşup anlaşırsınız. Bu ilan panosu üzerinde projeyle ilgili pazarlık yapılamaz.
5- Proje gönderinize projenizin türünü, formatını, tahmini süresini yazınız. (Örnek: Komedi, Sinema Filmi, yaklaşık 100dk)
6- Şiddet, ayrımcılık, hakaret vs. içeren proje yorum/gönderileriniz yayınlanmaz.
7- Gönderilere ait bütün yasal sorumluluk yazarlarına aittir.

İlanlar yapımcılarla buluşturulduğunda bir komisyon ücreti olacak mı?

Hayır. Türk sineması ve TV dünyasına bir fayda üretmek istiyoruz. Eğer projeniz film/dizi olursa hatırlanmak isteriz. Size kalmış.

Senaryo tanıtımlarımızı yapımcılar gerçekten okuyacak mı?

Evet okuyacaklar.

Örnek Tanıtım Gönderisi:

Film anlatımı beyazperde.com’dan alınmıştır

Tavsiyeler

  • Projenizle ilgili sürprizleri bozmayacak şekilde ilgi çekici bir tanıtım hazırlamalısınız. Bunun için gazetelerin TV, sinema sayfalarındaki film tanıtımı metinlerini örnek alabilirsiniz.
  • Projenizle ilgili halka açık bir gönderi yapmaktasınız. Fikrinizi ne kadar açacağınızı iyi düşünün. Öte yandan gönderi yapmadan önce senaryonuzu ya da en azından sinopsisinizi kendi adınıza bir şekilde tescil ettirmiş olsanız iyi olur.

Bu yazı Film Yapımı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Yapımcılar ve Senaryo Yazarları İçin İlan Panosu için 160 cevap

  1. Mustafa ESER der ki:

    BERELİ SİNOPSİS TÜM BÖLÜMLER

    Öncesi

    2010 Yılında 10 kişilik bir Bordo Bereli timine kaldığı toplanma karakolunda ağır silahlarla saldırı yapılan saldırıda 6 bordo Bereli şehit olur. Yaralı kurtulan 4 Bordo Bereli’den ikisine İstanbul’da 50-60 kişilik bir tireci gurubunun saldırısı sonucu iki Bordo Bereli öldürülür.
    Küçük Ağa kod adlı istihbaratçı sağ kalan iki bordo Bereli’yi kaçırıp saklar. Kılıç kod adlı Bordo Bereli sürekli sinir krizleri geçirdiği için gizli bir hastanede tedavi görmeye başlar. Yıldız kod adlı Bordo Bereli Ali Yıldırım sahte kimliğiyle saklanır ve Küçük Ağa’nın lojistik destek ve yardımıyla eylemlere katılan 7o kadar tetikçiyi iz bırakmadan infaz eder.
    Bereli eylemleri İngiliz istihbaratı tarafından planlanmış, Karaşahin Holding lojistiğini sağlamış iş birlikçi ağaların adamları tarafından tetikçiliği yapılmıştır. Alber Dikici tarafından koordinasyonu sağlanmıştır.

    Hikaye

    Ali Yıldırım 2013 yılı 30 Ağustosu gecesi eyleme katılan Yeşiltepeli adlı ağayı adamlarıyla birlikte infaz eder.
    Küçük Ağa PDY’nin(Paralel Devlet Yapılanması) bir şekilde Bereli eylemlerinin içinde olduğunu düşünmekte ve eylemlerin lojistiğini sağlayan Karaşahin Holding üzerinden planları çökertmek amacını gütmektedir. Bu amaçla Ali Yıldırım koruma olarak Karaşahin Holding’te işe başlar.
    Ali Abdullah Karaşahin( Holding Yönetim Kurulu Başkanı) işlediği günahtan pişmandır. İsmini, itibarını ve ailesini korumak için Küçük Ağa’nın teklifini kabul eder. Eylemcilerin bilgilerini Küçük Ağa’ya verir. Ailenin reisi olarak PDY’nin ortaklık tekliflerini geri çevirir. Kayıt dışı paralarını sisteme dahil eder. Beklentisi devlet yanlısı olduğunu ispat ederek ceza almamaktır.
    Ali Yıldırım kendilerini takip eden Burak Çaylı’yı( Çaylı Holding veliahtı) silah göstererek kovar. Aynı akşam Burak Çaylı ve arkadaşlarının bıçaklı saldırısına uğrar. Ali Yıldırımdan dayak yiyerek kaçmak zorunda kalmayı gururuna yediremeyen Burak Çaylı Oto Hırsızlığı çetesi lideri Suphi Tekin’le anlaşarak bir gün sonra Helin Karaşahin’in lüks aracını soydurur. Araştırma yapan Ali Yıldırım akşam Bekir Özayhan ile birlikte Suphi Tekin’in tamirhanesini basar, çalışanları döver kasayı boşaltıp paranın yarısını Bekir Özayhan’a verir, kalan yarısını Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlar.
    Hakkındaki bilgilerden Ali Yıldırım’ın devlet için çalıştığından şüphelenen Orhan Metin Karaşahin istemese de Ali Yıldırım aileye kabul edilir. Orhan Metin Karaşahin öldürtmek istese de Ali Abdullah Karaşahin devletin kendilerini koruduğunu düşünür.
    Ali’yi öldürtmek için sebep arayan Orhan Metin Karaşahin’in verdiği ikinci görev holdingin dış ilişkilerden sorumlu gelen müdür yardımcısı Alber Dikici’nin takibidir. Ali Alber Dikici’yi takibe gelen Helin Karaşahin’in ismini vermez, Güvenlik müdürü Tuğrul Ercan v Haşim ağa’nın ismini verir.
    Tuğrul Ercan’ın Alber Dikici’yle işbirliği yaptığını anlayan Orhan Metin Karaşahin’in öldürtmek için akşam Tuğrul Ercan’ın evine gönderdiği adamlar Ali tarafından öldürülür. Tuğrul Küçük Ağa tarafından teslim alınır.
    Orhan Metin Karaşahin Ali Yıldırım’a kasasındaki paralar karşılığında Alber Dikici’yi öldürme görevi verir. Ali Alber Dikici ve yanındaki ağaların temsilcisi Haşim Ağa’yı öldürür. Olaya hırsızlık süsü vermek için önceki infazlarda olduğu gibi kasayı boşaltıp paraları Küçük Ağa’nın kiralık kasasına koyar.
    Gelenek olarak yapılan Karaşahin aile kahvaltısında Orhan Metin’in iki çocuğunun olduğu ortaya çıkar. Çocuklar zarar görmemeleri için Ali Abdullah Karaşahin tarafından korunmuşlardır.
    Reddedilmek ve dayak yemeyi gururuna yediremeyen Burak Çaylı son bir hamle olarak arkadaşlarıyla birlikte Helin Karaşahin’in asistanı Funda Yılmaz’ı kaçırtır. Saklandıkları evde Ali ve Orhan Metin’in adamı Soner Çakal tarafından bulunup infaz edilirler. Ali evde bulduğu para dolu çantayı alır. Para Karabulut( istihbaratçı) un kirli işlerini yapan Saddam isimli itirafçıya aittir.
    Alber Dikici’nin öldürülmesi İngilizleri kızdırmıştır. Ceza vermek için Helin Karaşahin’i kara yoluyla Diyarbakır’a toplantıya çağırırlar. Helin’i Diyarbakır’a Ali Yıldırım götürür. Toplantıda Helin’in infaz emri verilince Orhan Metin’in adamları tarafından iki muhalif ağa(Burhan ve İdris) infaz edilir. Otele gelen tetikçiler Ali ve yanındakiler tarafından ortadan kaldırılır. Toplantı öncesi Ali Abdullah Karaşahin Küçük Ağa’dan yardım ister. Küçük Ağa’nın adamları güvenlik merkezini ele geçirerek yardımcı olurlar.
    Diyarbakır dönüşü Ali Karaşahin Güvenlik Genel Müdürü olur.
    Caner Çaylı itirazlara rağmen Çaylı Holdingin güvenliğini Karaşahin Güvenliğe verir. Emin olduğu anda oğlunun intikamını almak için Ali Yıldırım’ın gözünün önünde olmasını istemektedir.
    Burak Çaylı’ın infaz edildiği evden alınan para dolu çantanın peşine düşen Saddam Ali ve Soner Çakal’ı işkenceye alır. İşkencede konuşmayan Ali ve Soner’i Karabulut kurtarır. Karabulut camiaya alınmak istenen Karaşahin holdingin hiç bir çalışanına bulaşılmasını istememektedir. Karabulut’un adamı Hulki Ali Yıldırıma Saddam’ın yerini mesajla bildirir. Ali ve yeni adamı Recep Çağ akşam Saddam ve adamlarını infaz ederler.
    Örgüt partisinin gençlik sorumlusu Bedrettin Koç’un adamları Ali Yıldırım’ı takip etmektedirler. Bedrettin Koç ve Suphi Tekin Ali Yıldırım’ın canı ve hırsızlık için ortak olmuşlardır. B.Koç’un adamları infaz edilir.
    Caner Çaylı Ali Yıldırım’ı öldürmek için ofisine çağırır ama vaz geçer. Ali Yıldırım ve kızı(Hatice Çaylı) nın nişanlandığını medya yoluyla ilan eder. Ali’nin gizeminden kendisi için yaptıklarından etkilenen Helin kıskançlık krizi geçirir.
    Camia yurt dışına döviz kaçırmayı planlamıştır. Ali Abdullah 100 milyon doları verilen adrese kardeşi Orhan Metin’le birlikte götürürken her şeyi anlatır.( Neden Devlet yanlısı gibi davrandığını, Küçük Ağa ile işbirliği yaptığını)
    Caner Çaylı’nın aylık bağışını Ali Yıldırım AĞABEY’in( Camianın İstanbul yetkilisi) evine götürür. AĞABEY’in evinden bankaya götürülen paralara el koyarak Küçük Ağa’ya teslim eder. Yurt dışına kaçırılacak 100 milyon doları da verilen adrese götürür. 10 milyar dolar tamamlandığında Sapanca’daki depo Küçük Ağa ve adamları tarafından basılır, paraya el konulur, Ankara’ya götürülerek Hazine’ye teslim edilir.
    Caner Çaylı camia içinde geçen 30 yılın ardından kandırıldığını, oğluna sahip çıkılmadığını düşündüğü için camiadan intikam almak istemekte ve bunun içinde Ali Yıldırım’ı kullanmaktadır. İhanetinden dolayı camia tarafından organize edilen suikast girişiminden Ali sayesinde kurtulan Caner Çaylı Ali’ye vekalet vererek koltuğuna oturtur ve ortadan kaybolur. Camiaya savaş açar. Camia yanlılarını işten kovdurur. Paralarını devlet yanlısı işlere yönlendirir. Camia bunları ihanet olarak değerlendirir. Göz dağı olarak Caner Çaylı’ya saldırı emri verilir.
    Ali camianın himayesindeki Suphi Tekin’i öldürerek kasasına el koyar. Hırsızlık çetesini dağıtır. Affetmek karşılığı AĞABEY’in evine saldırı düzenletir. AĞABEY’in köyündeki tüm araçlar soyulur. Köy bombalanır.
    Orhan Metin camianın tertibiyle Tuğrul Ercanı öldürtmeye azmettirmek ve altın kaçakçılığı suçlarından içeri alınır. 10 gün sonra Tuğrul Ercan’ın ifadesiyle serbest bırakılır.
    Camia 17 Aralık kumpasını tertip eder.
    30 Ağustos- 17 Aralık arasında ki tüm olayların sorumluğunu Küçük Ağa’dan bilen Camia Küçük Ağa’nın evini bombalatır. Küçük Ağa’nın öldüğüne karar verilir.
    Alber ile Helin geçmişte bir ilişki yaşamışlar ve bu ilişkiden iki yaşında bir çocukları vardır.
    17 Aralık gecesi Ali’ye aşkını ilan eden Helin aldığı cevap üzerine Ali’yi vurur.(Ali parası için Alber’i vurduğunu söyler.)

  2. Nehir der ki:

    KARNELİ YILLAR

    Süheyla, ekmeğin karneye bağlandığı Ocak 1942’de İstanbul’da, memur kocası Sinan, esnaf kayınpederi Hamdi ve kayınvalidesi Münevver’le mütevazı bir hayat sürmektedir. Evde herkes ona iyi davranır ama evliliğinde mutsuzdur ve anne olamamanın hüznünü yaşamaktadır. Hastanede gönüllü hastabakıcılık yapmakta olan Süheyla, Doktor Nezih’in ilgisinden memnundur ama ikisi de sınırı aşmazlar.

    O yıl ailenin hayatını alt üst eden bir şey olur: Hızla zenginleşirler. Sinan ve babası gizli işler çevirmektedir. Kadınlar, kocalarının yeni “mesleklerini” komşulardan duyar: Stokçu, karaborsacı, vurguncu.

    İnançlı ve güçlü bir kadın olan Münevver Hanım ve ondan destek alan Süheyla, kocalarına isyan eder ama işe yaramaz. Sonunda Münevver Hanım “Bu eve haram lokma giremez” der, babasından kalma evden kocasını ve oğlunu kovar. Süheyla, Münevver Hanım’la kalır. O da kocasının yaptığını vicdanına, Cumhuriyet idealine sığdıramamaktadır.

    Sinan ve babası, eşlerini pes ettirmek için türlü işler çevirir ama sonuç alamaz. Süheyla ve Münevver Hanım, kocası Varlık Vergisi nedeniyle malına mülküne el konulup Erzurum’a sürgün edilen ve orada hayatını kaybeden komşuları Eleni ve küçük kızına kapılarını açar. Bu arada Doktor Nezih, Süheyla’nın boşanıp kendisiyle evlenmesini ister ama Süheyla kayınvalidesini yalnız bırakamayacağını söyleyip reddeder.

    Üç kadın, karneli yılları güçlükle geçinerek, mahallelinin iftira ve düşmanlıklarıyla uğraşarak geçirir. En büyük hayalleri, ekmeğin karneye bağlanmaktan çıktığı gün Büyükada’da piknik yapmaktır.

    Nihayet Eylül 1946’da o gün gelir. Üç kadın Büyükada’da harika bir gün geçirir. Dönüşte Münevver Hanım, Süheyla’yı çok şaşırtır. Süheyla’nın oğlundan boşanması için bir avukatla anlaşmıştır. Üstelik Doktor Nezih’i de araştırmış, damadı olarak uygun bulmaktadır. İki kadın gözyaşları içinde sarılır. Ama Sinan kolayca aradan çekilmeyecektir.

    Karneli Yıllar vicdanlı, cesur kadınlara bir övgü ve saygı filmi.

  3. Nehir der ki:

    SON SORU

    İyi maaşlı işinden ayrılarak sevgilisiyle bir sahil kasabasına yerleşen Alp bir süre sonra gözünün önünde beliren kırmızı renkli soru işareti ve duyduğu gaipten sesler yüzünden psikiyatristin karşısına oturur.

    Alp’in duyduğu ses ona “Dünyanın sonuna şahit olmak ister misin? İstersen dünyayı yok ederiz, sen de bu eşsiz ana şahit olursun. İstemezsen dünyaya dokunmayız, sıkıcı hayatına devam edersin, karar senin” demektedir. Doktor bunun halüsinasyona yol açan yerel bir bitkiden olabileceğini söyler.

    Alp çıktıktan sonra doktor maillerini kontrol eder, gördüklerine inanamaz. Londra ve Tokyo’dan doktorlar, Alp ile aynı şeyden şikayetçi hastalarından söz etmektedir. Birkaç meslektaşıyla telefonda konuşur, onların da birebir aynı belirtileri gösteren hastaları vardır. Kafası karışan doktor pencereyi açar, gökyüzünde kırmızı bir soru işareti görür ve bir ses duyar: “Dünyanın sonuna şahit olmak ister misin?”

    Dünyanın sonunu getirmeye muktedir, tanımlanamayan bir güç insanlarla bir oyun oynamaktadır. Konu dünyanın tek gündemi olur. BM ve Dünya Sağlık Örgütü, insanlardan dünyanın sonuna şahit olma fikrinden kesinlikle uzak durmalarını ister, konunun bir varlık yokluk meselesi olduğunu açıklar.

    Ancak dünyanın sonuna şahit olabilmek fikriyle büyülenmiş milyonlar, insanları bu fikre yöneltirlerse dünya dışı güçlerle pazarlık edebileceklerine inanan hükümetler boş durmaz. Dünya büyük bir siyasi kutuplaşmanın içindedir: Dünyanın sonuna şahit olmak isteyenler ile hayatı akışına bırakmaktan yana olanlar. Kavga büyümekte, işler çığırından çıkmaktadır.

    Sahil kasabasında sade bir hayat hayalleri kuran Alp kendini kozmik bir kaosun içinde bulur, üstelik dünyanın sonu konusunda sevgilisiyle ve kasabalıların yarısıyla tamamen farklı düşünmektedir.

    Son Soru, insanlığın kendisiyle giriştiği trajikomik savaşın bir sahil kasabasında nasıl hem çok global hem çok yerel yaşandığını anlatan hareketli, ironisi dozunda, gayet güncel bir film.

    • Şahymerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

      Mükemmel bir konu. Ben yönetmen değilim ama emin ol bu senaryo çok ilgi çekici. Umarım hak ettiği değeri bulur. Herşey aklımda canlandı, tebrik ederim. Film yüksek maliyet ister. Bence İngilizce’ye çevir ve Hollywood’a gönder. Ama direkt kendin değil. Hollywood ile çalışan acanslar var. Bu senaryoyu değerlendir. Çok güzel, ilgi çekici…

  4. Şahymerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

    SENARİST: ŞAHYMERDAN ŞÖHRAT OĞLY
    FİLMİN ADI: ADALETLİ BULDUM
    FİLM TÜRÜ: AKSİYON, DRAM, GİZEM, SÜÇ, ROMANTİK.
    YAKLAŞIK FİLM SÜRESİ: 100 dk – 120 dk
    Özge ailesine düşkün genç kız. Babası avukat, annesi doktor. Bir gün babasını sevgilisiyle yakalar. Annesine söyleyeceği gün annesi cinayete kurban gider. Katil gösterilen kişi ise babanın sevgilisinin kardeşi. Savcılar delillerle katili net bir şekilde gösteriyor. Ama Avukat onu savunmakta israrcı. Özgenin babasıyla arası bayağı açılır, hatta düşman haline gelir. Bu zor günlerde Özge bir savcıyla aşk yaşar. Özge gerçekleri anlar, babasının haklı olduğunu bilir ve gerçek katili gösteren delilleri babasına verir. Tam o anda babasının arabası patlar. Özge kimsesiz kaldı. Masum insan ise 15 yıl hapse atıldı. Özge aşık olduğu adamla kaybettiği delilleri yeniden arar, bu kez çook daha ilginç gerçekleri görür, aslında hiç kimse masum değildi, dünyası başına yıkılan Özge zor bir seçim yapmak zorunda kalır?!

  5. Gizem ASLAN der ki:

    KARANLIK ŞEHİR
    Beş yaşında babası tarafından amcasına emanet edilen küçük kız Ezgi. Amcası, kuzeni ve yengesi tarafından zorbalık görerek büyür. Büyüdüğünde üniversitede okuma hakkının da elinden alınmasından sonra amcasının ona sunduğu, Cem ile evlenme şartını kabul eder. Sahte bir nişandır ve Cem bunu kabul etmiştir. Ancak nişandan sonra Cem’in Ezgi’ye davranışları kötüleşir.
    Ezgi iki yıl içerisinde çoğu kez bu insanlardan kaçar. Ancak her defasında yakalanır. Çünkü Cem’in arkasında bir güç vardır. Şehirleri yöneten üç büyük patron. Serdar, Murat ve Ümit.
    Ezgi’nin evden kaçtığı bir gün, tesadüfen Murat’ın oğlunu görür. Hakan’ı. Hakan bıçaklanmıştır ve yaralı bir şekilde yerde yatmaktadır. Ezgi ona yardım eder ve onlarla tanışması bu şekilde olur.
    Hakan’ı bıçaklayan kişi Ezgi’nin nişanlısından başkası değildir. Hakan yaralıyken, onun üvey abisi olan Ali, duruma el atar ve Cem’i bulmak için Ankara’ya gelir. Ancak Cem’i bulamaz ve onun yerine Ezgi’yi yanına alarak götürür.
    Hakan, Ali ve Ezgi arasında bir aşk başlar. Hakan da nişanlıdır, ancak Ezgi’nin nişanı gibi zoraki bir nişanlılıktır bu. Hep beraber şehirleri yöneten üçlüyü yıkmaya çalışırken, bir aşk üçgeni içerisinde kalacaklardır.

    Bol sırlı, aksiyonlu bir senaryom var. Umarım beğenirsiniz.

    Okuduğunuz için teşekkür ederim 🙂

  6. Şahmerdan Şirow Şöhrat ogly der ki:

    C I N A Y E T
    “Cinayet katledilenin değil katilin öldüğü yerdir…
    Cinayetle intikam haksızlıktır, hakkından vazgeçmektir…
    Bir cinayet bin cinayettir…”
    Filmin adı: CINAYET
    Senaryo yazarı: ŞAHYMERDAN ŞİROW
    Film türü: Dedektif, suç, gerilim.
    Amacım: İnsanlara kanlı intikamın adaletli olmadığını, adaleti sadece yasaların sağladığını anlatmak. Bu gibi suçların arttığı yerde gerçekleri göstermek. İnsanları cinayetten uzak tutmak.
    E-posta: shirovmerdan4@gmail.com

    Mutlu aile, filmlerdeki gibi)). Yaşanan bir cinayet herkesin ve hatta hiç alakası olmayan insanların hayatını mahveder. Kendi çıkarları için masum genci savunmayan avukat o gencin babasının intikamına kurban gider. Bu intikam 4 insanı hayattan koparır. Konu çok derin(120 dakikalık film sonuçta)))… Kimse masum değil cinayetin olduğu yerde, işte benim filmim de bunu anlatıyor. Tüm gerçekleri o adaletsiz avukatın kızıyla aşk yaşayan savcı aydınlatır. Adalet yerini bulur… Ama olay ardında çok büyük kalıntılar bırakır. Bir insanın “rahmetli” babasından nefret etmesi…dünyadaki en acı şeydir belki…İşte benim kahramanım bu gerçekle yüzleşir. “Bir cinayet bin cinayet” demem de bu zaten. Çünkü “cinayet insanın değil insanlığın öldüğü yerdir”.

  7. Neşe Kaya der ki:

    Aşk üzerine Fantastik bir Komedi
    İsmi bende kalsın.
    Birbirinden etkileyici fakat aşķ konusunda şaşkın doğaüstü varlıkların, yer yüzüne indikleri an başlayan; müthiş kurgu sahneleri, komik ve heyecanlı maceraları, ilginç aşk deneyimleriyle harmanlanıyor. Sabırsızlıkla beklenen sezon bolümleriyle, sürükleyici bir dizi olabileceği gibi tek solukta izlenen harika bir film de olabilir. Özellikle Z kuşağını ekrana kitleyeceğine ve adından söz ettireceğine emin olduğumu yazarı olarak tastiklerim.
    Ismi ve konusuyla ilgili daha fazla bilgi veremiyorum. Sonuçta noter onaylı da olsa ufak değişimlerle bile çalınabildiğine acı bir şekilde şahit oldum.

  8. Xeyale der ki:

    Bir dizi konusu yazdim ismi TÖRE SARMAŞIĞI
    Diyer töre dizilerden farkli emin deyilim iletişime gire bilirimiyim senaryomu satarmiyom yoksa yok tek emin olduğum reting rekoru kırıcak

  9. Tülin akbaş der ki:

    Senaryo ( kısa özet ) : okumak isteyip ailesi tarafından engellenen daha sonra kendi çabaları ile açık öğretim de okumaya başlayan ve psikiyatri bölümünü kazanan fazla dışarı çıkmadığı için staj yapamayan bu yüzden kendi yöntemleri ile bir çözüm bulup evinden 2 sokak uzaklığında’ki bir psikiyatris’den depresyondaki bir hasta gibi randevu alan ayda kardeşi ile berbar psikiyatri randevusuna gider, ver içeri girer. 10 dakika konuştuktan sonra ayda lafı kendini intihar etmeye getirir, ama sandığının aksine ‘psikiyatrist Asaf” bey ona neden o zaaman kendini öldürmedin der. Ayda o anda o adamda bir şeyler olduğunu anlar bir kaç seans sonra ayda Asaf bey’in insanları iyileştirmenin aksine onları kendilerini öldürtmek istediğini fark eder ve artık hasta ile psikiyatris yer değişmiş olur

    İsim : Sıra sende

  10. Isik der ki:

    AVUKAT VE KARISI
    1992 de güneydoğuda gelen cengiz,AVUKAT Olan tecilli abisini askere uğurlar…
    Cengiz yanlış zamanda yanlış yerde olmasıyla abisinin nısanlisini bir subay ile görür …
    Annesi büyük oğlu (AVUKAT)’na duyurmamak için engel olur..
    Cengiz susar…
    Fakat nısanlı arzu kendini kurtarmak için kaynanası ile bir seneryo yazıp
    Cengiz ‘in bir numaralı düşman ilan etmesiyle AVUKATIN (haluk) kardeşine sonsuz nefreti konu alan…
    GERÇEK HAYATIMIN HİKAYESIDIR…

  11. Aşil başar der ki:

    Merhaba nasılsınız hocam benim kaleme almiş oldugum bitmiş bir senaryom var uzak dogudan güney doguya uzanan gerçek bir aşkın esareti Tel 05449364152

  12. Fatih dindarkaya der ki:

    Film senaryoları geçerlimi elimde çok iyi bir senaryo var 3 FEDAİ Fantastik komedi tarzı eski zamanlarda iç hastalıkların aşırı olduğu bir dönemde yeşil taşa yuva yapmış Bir cadının efsanesi dolanırmış insanların kin ve nefretiyle beslenen bu cadıyı öldürmenin mümkün olmadığı düşünülürmüş. Bulunduğu yere korku ve felaketlerden dolayı kimse yaklaşamazmış üç ayrı kasabadan üç ayrı Fedai görevlendirilmiş Can Özgür ve Mikail birbirini tanımayan üç dost üç kılıç uzun yollar katetikten sonra kutsal Mabede erişirler İlk denemelerinde başarısız olsalarda tuhaf sırlarla ikinci girişimlerinde Cadıyı yakarak öldürmeyi başarırlar Yer Kapadokya İlgiliyseniz lütfen arayın 05369473114 konuyla ilgili detayları aktarayım

  13. Ayşe Nisa DENERİ der ki:

    Yaşadığı tek bir acı ile yıkılan genç bir kızın hayatına birbirinden farklı kişilikler ve acılar girer. Kimisi hayata toz pembe bakıyordur, kimisi yaşadığı acılar içinde boğuşuyor ve kimisi de acılarına sadece gülüyordur. Genç kız aşkı, acılarıyla baş etmeyi ve gülümsemeyi öğrenecektir. Hayatından vazgeçmekte olan bir kızın küllerinden yeniden doğuşunu anlatıyorum. Hikayem tek bakışlı değil, tek kahraman üzerine yoğunlaşmadım. Bir sürü baş karakter var ve bu karakterlerin hikayelerini anlattım. Aynı zamanda bu karakterlerin birbirleri ile ilişkilerini ve bağlantılarını.

  14. Mehtap Çil der ki:

    Olay karsta bir köyde geçmektedir.Songül ve Mehmet nişanlıdır.Songül yazın köyün yaylasına annesine yardım etmeye gider.Orada bir çobana aşık olur.Düğüne 1 hafta kala çobana kaçar.Nişanlısı kaçan Mehmete, çobanın köyünün ağası, aileler arasında husumet olmaması için 3 kız getirir.Bunlardan birini seçmesini ister. Mehmet isteksizce birini seçer ve aynı düğün hazırlıklarıyla yeni kızla evlenir.Fakat seçtiği kız çobanın kızkardeşidir.Bunu duyunca çok sinirlenir ve intikam almak için Songül ve çobanın peşine düşer.Karısıda onunla gider.Zamanla kıza aşık olmaya başlar.Ama bu aşkı kendine yedirememektedir.Bu duyguya karşı direnir.Fakat daha fazla karşı koyamaz.Bir gün çobanın ve songülün izini bulur.Onları öldürmek için karşılarına çıkar.Mehtap Çil 0536 4100047 Denizbank ilk senaryo yarışmasında finale kaldım bu senaryomla

  15. Mert Yaşar Koçak der ki:

    TAKINTI
    Selim kendi halinde bir tarih öğretmenidir ama psikolojik sorunları ve takıntıları vardır.Bir yandan bunlarla uğraşırken bir yandan meslek hayatı ve özel hayatı ile ilgili sorunlarla baş etmektedir.Selim bir gün öğretmenlik yaptığı okulun müdürü kendisine ya kendini düzelt ya da okuldan git diyince içindeki tüm sinir ortaya çıkar.Önce ailesini siler daha sonra kendisine böyle bir şey söylediği için okul müdürünü döver ve karakola düşer.Karakola düştüğü gece oturduğu binaya yeni taşınan Aybüke ile tanışır kısa sürede birbirlerine aşık olurlar.Aradan 6 ay geçer Selim biraz daha pozitif biri olmuştur ama psikolojik sorunları ve takıntıları devam etmektedir bir gün yeni gittiği okulda bir öğrenciye tokat atar ve öğretmenlikten kovulur artık daha fazla insan üzmek istemediği için bodruma gider ve giderken Aybükeye not bırakır.Aybüke notu okur ve günlerce kendine gelemez.
    Yazan:Mert Yaşar Koçak
    Tür:Psikoloji,Dram,Gerilim,Formatı:Kısa Film/Sinema filmi,Süresi:40/120 dk.
    İletişim:0546 918 3294

  16. Merve der ki:

    KARAKTERLER =>
    Diana  , Fiona
    Tom   , Luna
    David , Harold
    Perla , Catherine
    Magnus , Alex
    Leo….

    GÜÇ SEVİYELERİ =>
    Düşük(Sarı)    Orta(Turuncu)
    Yüksek(Kırmızı)   Nadir(Mor)

    GÜÇLER =>
    Ateş     Zihin
    Su         Doğa

    NOT => Perilerin hangi seviye olduğu bileklerinde ki renk taşından anlaşılır.

    Düşük , seviyedeki perilerde sadece dört güçten bir tanesi vardır.

    Orta , seviyedeki perilerde iki güç vardır ama kullanım alanları çok kısıtlıdır.(Örneğin,orta seviyede su gücüne sahip olan bir kişi en fazla derede ki tüm suyu kontrol edebilir )

    Yüksek, seviyedeki perilerde iki güç vardır. Kullanım alanları orta seviyededir.(Örneğin, yüksek seviyede su gücüne sahip olan bir kişi en fazla denizdeki tüm suyu kontrol edebilir.)

    Nadir,seviyedeki perilerde iki güç vardır. Kullanım alanları çok yüksektir.(Örneğin, nadir seviyede su gücüne sahip olan bir kişi en fazla okyanustaki tüm suyu kontrol edebilir.)

    NOT => Bilgelerde gelişmişlik düzeyi vardır. Onlar yeşil renkleriyle anlaşılır.

    NOT => Mavi renk dünya’ya gönderilen suçlulara verilen renktir.

    Senaryonun konusu ;

    Bu hikaye nadir seviyede olan iki kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Bu iki kız kardeşler bir şekilde Dünyamıza geliyorlar . Bu iki kız kardeşin maceraları, hayatlarındaki yalanları böyle başlıyor. Bu iki kız kardeş neden bizim dünyamıza geldiler ? İki kız kardeş hiç tanımadıkları gezegende nasıl yaşayacaklar ? En önemlisi de bu iki kız kardeş bir birlerini tanıyorlar mı ?

    ( Senaryom bilim kurgu ve fantastik konulu bir senaryodur. )

  17. ibrahim eren der ki:

    ON-8 YAŞ ÇOK ERKEN
    5 Genç, küçük yaşta bırakıldığı yetimhaneden 18 yaşına girince bir meslek edinmeden ayrılırlar. Yolarına birlikte geçirme kararı almışlardır. İstanbul bağcılar ilçesinde kendilerine uygun bir ev bulup çalışmaya başlamışlar. Ama kendileri gibi yetimhanede büyümeye bir meslek edinmeye çalışan gençlere yeterince yetemediklerini anlayınca mahalledeki ağabeylerinden yardım isterler. Ağabeyler zevkle yardım edeceklerini dile getirmişlerdir. Bir gün 5 genç den birine telefon gelir yetimhaneden ve yetimhanedeki kız kardeşlerimizin yaşları dolduğunu ve bir bayanın erkekle gelip onları aldığını belirmiştir. Ve küçük bir araştırmadan sonra kız kardeşlerin toplam 10 kişi olduğu belirlenmiş ve kim tarafından alı konulduğu öğrenilmiştir. Gençler mahalledeki ağabeylerinden yardım isterler, ağabeyler araştırıp bayanları ve bayanların zorla imzalatıldığı senetleri almak için bir plan yapmışlar, bilmediğimiz tek bir şey bu iki taraf arasında eskiden farklı husumet olduğu ama kimse birbirine karşı hamle yapmaması ilginç tarafı bir gün gençlerden biri bir kızla iletişime geçer kızı kurtarmak için kızla buluşacakları zaman karşı iki kişiden biri kızı elinden almak için hamle yaparken genç bıçakla saldırır bir adamı öldürür kendide yaralanır ama tatsız durum diğer kişi telefonla video çekim kendi tarafına izletir kendi ağabeylerine haber vermeden karşı tarafın mahallesine baskın yaparlar. Birçok kişi hayatını kaybeder, ağabeyler iki gruba ayrılıp baskın vermek için plan yaparlar. Kızları bir eve kitler bir grup ama baskın yiyeceklerinden habersiz gençlerin olduğu grubun ilki mahalleye saldırır ikinci ekip çalıştırdıkları ofise saldırır. Kızlar kurtulur ve karşı grubun hepsi ölmüştür. Ama gençlerin grubundan en sevdikleri ağabeyleri ofiste vurulur iki ekip telefon görüşmesinden sonra ağabeylerini orada bırakıp planladıkları bağ evine giderler.
    İBRAHİM EREN
    29.11.2021

  18. Ali Rıza Aydın der ki:

    ‘’İhanet ve komploların kol gezdiği efsun dolu bir kıtada eski kahraman Kukla Ustası intikam yolunu bulmaya çalışıyor.”
    ‘’ Gelecekten nefret dolu fısıltılar ile kendine fısıldayan güçsüz çocuk, dünyayı yok mu edecek, yoksa güzelleştirecek mi?’’

    Merhabalar,

    Tanıdığı olmayan biri olarak randevu almak imkansıza yakın. Senaryosunu taslak olarak bitirdiğim iki film projesi için şans arıyorum.

    Şimdiden teşekkürler.

  19. Aşil der ki:

    Merhaba hocam nasılsınız hocam benim kaleme almış olduğum iki senaryom var filim ve dizi senaryosudur filim yapmak istiyorum yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler hocam

  20. Murat Taşkınoğlu der ki:

    GEÇMİŞTEN GEÇERKEN(SİNOPSİS)
    (Senaryo hazırlandı)

    1991 yılının başında Amerikalı zengin bir iş adamı olan Mr. Cross yüzyıllar önce kaybolan bir taşı bulabilmek için aralarında Türk bilim adamı Uğur’un da bulunduğu dört bilim adamını bir araya getirerek zaman makinesi yaptırır ama zaman makinesinin etkileri yüksek olduğu için normal bir insanın kullanması imkansızdır. Bunun için bilim adamları Mr. Cross’u yaşlanmadan uyusun diye uyku kapsülüne yatırırlar ve zaman makinesini kullanabilecek özelliklere sahip bir embriyoyu laboratuvarda üretip taşıyıcı anne karnına yerleştirirler. Çocuk doğar ancak hastanenin yeni doğan bölümüne giren kim olduğu bilinmeyen biri bebeği başka bir bebekle değiştirir.

    2022 yılına geldiğimizde anne babasını trafik kazasında kaybetmiş. Eşi kansere yenik düşünce kızına(8) tek başına bakan daha doğrusu bakmaya çalışan Mete(30) uyanır. Kızının saçını elektrikli süpürgeyle toplayan kahvaltıda yumurtayı soyamayan bir adamdır Mete. Babasından kalan yüklü miras sayesinde hayatında hiç çalışmamıştır. Tek hobisi eskrimdir. Kızını okula bırakır ve çocukluk arkadaşı Salim ile eskrim yapar. Okul çıkışı kızını almaya gittiğinde kızının yabancı bir arabaya bindiğini görür ama yetişemez araç ilerler plakasını gören Mete telefonu eline aldığı anda yanına gelen iki kişi tanıyormuşçasına boynuna sarılır. Biri boynuna şırınga bile bir şey enjekte eder. Kendinden geçen Mete’yi arabaya bindirerek götürürler.
    Gözünü laboratuvarda bir sedyede bağlı olarak açan Mete neler olduğunu anlamamıştır. Mete’nin yanına gelen bilim adamı Uğur konuşmaya başlar ve Mete’ye laboratuvarda üretilen çocuk olduğunu söyler. Kızının hayatını kurtarması için zamanda geri giderek kayıp olan kan taşını Bizans hazinesinden çalmalıdır. O sırada Mete’nin arkasından biri Uğur’a baba diye seslenir. Arkasını döndüğünde çocukluk arkadaşı Salim olduğunu görür. Salim’in olanlardan haberi yoktur. Hastanede karışan diğer bebek Salim’dir. Uğur Salim’i kendi oğlu olarak büyütmüştür. Mr. Cross uyku kapsülünden çıkar ve Mete’yi zorla olsa da zaman makinesine bağlarlar. Makine çalışınca Mete gözden kaybolur.

    1439 yılında Anadolu’nun bir köyünde Kemal (14) evine gider. Ev içinde pek eşya olmayan fakir bir aile evidir. Annesi ateşin üzerine kazan koymuş kazanın yanında sessiz oturmaktadır. Bir süre sonra babası gelir kazanın kapağını açar ve sadece su kaynadığını görür. Bunun üzerine Kemal evden çıkarak tarla orman gezer ve ot, mantar toplar. Topladıklarını ezer, karıştırır heybesine koyar. Eve gelir kazanı açar ve karışımı kaynar suya döker. Odayı iştah açan güzel bir koku sarar. Annesi kazanım başına gelir, Kemal’in onayıyla bir kaşık alarak içer. O anda kapı çalar, komşu kadın kokuya gelmiştir.

    1450 yılına geldiğimizde Kemal köyde lezzet denince akla ilk gelen kişisi olmuştur. Bütün davetlerde kutlamalarda yemeğin tadı lezzeti ona sorulur hale gelir. Bizans kralının tellallarla en lezzetli yemeği yapana on kese altın vereceğini duyunca saraya gider. Kralı kendine hayran bırakır. Kral Kemal’in gitmesine izin vermez ve saray çeşnicisi olmasını ister. Kemal kabul etmediğinde onun ailesinin hayatıyla tehdit edince Kemal sarayın çeşnicisi olur.

    Zamanda geriye gönderilen Mete kendini 1453 yılında bir ormanda bulur. Birkaç adım atar atmaz bir çukura düşer ama çukurda yalnız değildir. Keçisini ararken çukura düşen Osman’ın üzerine düşmüştür. Biraz uğraştan sonra çukurdan çıkarlar. Osman’ın ısrarı üzerine keçinin izini sürmeye başlarlar. Ayak izleri, ısırılmış yaprakları takip ederek Osman’ın evine gelirler. Keçi onlardan önce gelmiş Osman’ın annesi de keçiyi bağlamıştır. Geceyi Osman’ın evinde geçirirler. Osman Gülperi adında bir kızı sevdiğini, kızın babasının büyücü olduğunu, kızını portala hapsettiğini anlatır. Sabah Mete yola çıktığında onunla birlikte Konstantinopolis’e gelip ona yardım edeceğini söyler. Sabah olduğunda yola çıkarlar. Mete çarşıda yol parası için akıllı telefonunu sihirli ayna olarak bir esnafa satar. Yolda kendilerini soymaya kalkan üç haydutu eskrim ustası olduğu için kolayca yener. Geceyi geçirmek için bir hana girerler ve yemek yerler, yemekten sonra terasa çıkarlar konuşurlarken Osman aşağıda Gülperi’nin babası büyücü Akboz Bey’i görür. Mete ile birlikte takip ederek ormana girerler. Büyücü ormanda yüzüğünü ovalar ve bir portal açılır. İçinde Gülperi vardır. Büyücü portala girerek kızına yemek verir. Çıktığında Mete büyücünün üzerine atlayarak bayıltır ve ağaca bağlar. Osman portala girecekken eli yanar. Yüzük olmadan portala ne girilir ne de çıkılırmış. Büyücünün parmağında yüzük yoktur Osman yerde yüzük aramaya başlar. Uyanan büyücü Mete’yi uyarır. Osman ve Gülperi’yi ikisine lanet bulaştığı için ayırdığını eğer lanet bir araya gelirse sonunun kötü olacağını söyler. Mete inanmaz, Osman yüzüğü bulur tam portala girecekken Mete üzerine atlar. Eğer Osman portala girerse Gülperi çıksa bile Osman içerde kalacaktır. O yüzden Mete yüzüğü alır, kendisi portala girer, yüzüğü Gülperi’ye verir. Gülperi portaldan çıkar. Büyücü zorlanarak boynundaki kolyenin ucunda bağlı duran dal parçasına dokunur ve dal asaya dönüşür. İplerden kurtulan büyücü uçarak Osman ve Gülperi’nin önüne gelir. Asasıyla ikisini havaya kaldırır o anda Mete portaldan büyücünün üstüne atlar ve büyücü bayılır. Mete genetiği farklı olduğu için portaldan geçebilmiştir. Osman ve Gülperi sarılırlar, sarıldıklarında Gülperi’den çıkan kara duman(lanet) Osman’a geçer. Gülperi babasının asasını az çok kullanmayı öğrenmiştir ve Mete’yle Osman’ı Konstantinopolis’e ışınlar.

    İstanbul’a gelen ikili sora sora sarayı bulurlar. Saraya bodozlama girmek isteyen Mete’yi Osman durdurur ve plan yapmak ister. Osman, Mete’ye Bizans’ın ünlü çeşnicisi Kemal’den bahseder eğer ailesinin hayatı tehlikede olmazsa çeşnicinin onlara yardım edeceğini söyler ama Mete maceradan bıktığını söyleyerek Osman’a rest çeker ve kendi bildiğini yapmak üzere tek başına saraya ilerler. Mete hiç ses çıkarmadan dümdüz yürüyerek saray kapısından geçebileceğini düşünür. Kapıya geldiğinde muhafız Mete’yi durdurur sorgulamaya başlar. Mete hiçbir şey diyemez sadece boş boş muhafızlara bakmaktadır. Arkasından Osman ve çeşnici Kemal gelir. Kemal Mete’nin yardımcısı olduğunu, dilsiz olduğundan konuşamadığını söyler. İçeriye girerler. Akşam olunca Kemal’in odasına giderler. Kemal planla ilgili ayrıntı istese de Mete onu planın dışında tutmak ister. Sabah mutfakta çalışırken Mete kapının önünü süpürmek için koridora çıkar merdivenlere ve alt kata kadar süpürerek ilerler. Hazine odasının bulunduğu kata indiğinde yakalanır. Yine dilsiz numarası yapsa da muhafızlar Mete’yi komutanlarına götürür. Çeşnici komutanı ikna ederek Mete’yi kurtarırlar. Artık hazine odasının yerini biliyorlardır. Plan hazırdır. Çeşnici Kemal hazırladığı karışımla uyutucu gaz yapmayı başarır, Mete de gaz maskesi yapar. Gece olduğunda uyutucu gaz ile on dört muhafızı bayıltarak eksi ikinci kata inerler. Hazine odasının önünde kapıya bakakalırlar çünkü kapıda ne anahtar deliği ne de sürgü vardır. Kapı içeriden kilitlenmiştir. Kapının arkasından kalın bir insan sesi duyulur. Kapının sürgü sesi gelir kapı açılır. Karşılarında iki insan boyunda bir Dev vardır. Dev sopasını sallar, Kemal ve Osman duvara çarpıp bayılır. Mete eğildiği için sopadan kurtulur. Mete, Dev’e tekme tekme atar ama Dev hissetmez bile. Sonunda Mete de yakalanır. Bizimkiler zindana düşer. Kral gelir, üçü içinde idam kararı verir, son dileklerini sorar. Mete tarihi sorar ve ertesi gün doğum günü olduğunu bir gün daha yaşamak istediğini söyler. Kral bir gün daha yaşamalarına izin verir ama Mete’nin başka bir planı daha vardır. Gece zindana bir kadın(Milonia)(27) getirirler. Ertesi sabah askerler bizimkileri götürmek için gelirler. Zincirleri çözdükleri anda bir sarsıntı olur. Osmanlı fetihe başlamıştır. Sarsıntıyı fırsat bilen Osman, Mete ve Kemal askerlerin kılıçlarını alırlar. Mete, Milonia’nın da zincirlerini çözer. Zincirleri çözüldüğü anda Milonia askerlerin kanını içer. Milonia aslında bir vampirdir. Normal insanlardan daha hızlı ve daha güçlüdür. Zincirleri çözdüğü için Mete’ye yardım etmeye karar vermiştir. Zindandan çıktıklarında kendilerini savaşın ortasına saray avlusunda bulurlar. Mete, Osman Ve Kemal ile konuşur artık gitmeleri gerektiğini söyleyerek Milonia ile birlikte savaşa dalar. Osman kalmaya karar verirken Kemal ailesinin yanına döner. Mete ve Milonia kavga dövüş sarayın giriş katına girerler. Fetih neredeyse tamamlanmıştır. 2. Mehmet saraya girer tüm gözler üzerindedir. Mete bir Bizans okçusunun Fatih’e nişan aldığını görür Fatih’in hayatını kurtarır. Fetih tamamlanınca Fatih konuşmasını yapar ve ardından Mete’ye ödül olarak hazineden kan taşını verir. Fatih’in emriyle akşam yemeğe kalan Mete gece surlara çıkar, Osman ile Milonia’nın da orada olduğunu görür. Taş için kutlama yapan Mete surların tepesine çıktığında bir Bizans yandaşı tarafından okla vurulur aşağıya düşer ve ölür. Şoka giren Osman ve Milonia aşağıya iner kanlar içinde Mete’yi görürler. Katil kaçarken Milonia peşinden giderek yakalar ve boynunu kırar. Osman surlara yaslanmış ağlarken Mete’nin elinde taş parlamaya başlar Mete’nin kanları tersine doğru akar Mete iyileşir ve ayağa kalkar. Taş kişiye ölümsüzlük veriyormuş. Ertesi gün Mete’nin morali bozuktur çünkü geçmişte sıkışıp kalmıştır. Taş ile kendi zamanına döneceğini beklerken taşın başka bir gücü olduğunu anlamıştır. Milonia kendisinin yetmiş altın yaşında olduğundan ve başından geçenlerden bahseder. Milonia’nın önermesi ile Mete yüzyıllarca yaşayarak 2022’ye gidip intikamını almaya karar verir.

    Atlar ile birlikte saraydan ayrılan Mete, Milonia ve Osman bir yerde dururlar Mete Osman için bir torba hazırlar (para, altın vb.) Fatih’in verdiği ödülden payıdır. Osman kabul etmese de ikna olur vedalaşırlar. Ayrıldıklarında lanet Osman’ı büsbütün ele geçirir. Osman’ın gözleri tamamen siyah renk olur. Mete’ye seslenerek taşı incelemek ister. Mete Osman’ı kırmak istemediği için taşı çıkarır. Osman arkasına döndüğünde gözlerini görürler. Mete taşı hemen cebine koyar. Osman üzerine koşmaya başlar bir süre Osman ile dövüşürler. Bir süre sonra Osman, Milonia’nın kalbine bir odun saplar. Milonia’nın yere düştüğünü gören Mete dizleri üzerine çöker ve pes eder. Osman’ın ağzından dumanlar çıkar, lanet Osman’ın vücudunu terk edip Mete’ye doğru süzülmeye başlamıştır. Mete’ye yaklaştığında Akboz Bey belirir asasıyla dumana karşı koymaya çalışır zor olsa da laneti bir küreye hapseder ama kendisi de yorgun düşerek bayılır. Bir süre sonra hepsi kendine gelmiştir. Olaylar üzerine konuşup vedalaştıktan sonra Akboz Bey, Osman’ı alarak Gülperi’nin yanına döner. Milonia ve Mete yola birlikte devam ederler.
    1987
    Mete ve Milonia yolda yürümekte ve konuşmaktadır. Mete babasını görmek ister ve babasının o tarihte ayakkabı boyadığını anlatırken yolun karşısında babasını görür. Milonia geleceği etkileme ihtimali sebebiyle dikkatli olmasını söyler. Mete yolun karşısına sağa sola bakmadan geçmeye başlar. Milonia gelen kamyonu görünce uyarsa da Mete donar kalır. Babası Caner koşarak üzerine atlar, kaldırıma düşerler. Babasının yıllarca önce kurtardığı zengin adam Mete’dir. Bunun farkına vardıklarında her şeyin kontrolü ellerine geçer.
    2022
    Mete zaman makinesine bağlıdır. Geçmişe gönderildikten sonra Mr. Cross taşı beklemeye başlar ama Uğur’un başından beri Mete’nin planından haberi vardır. Mete bir anda laboratuvara girer Mr. Cross şok olmuştur. Adamlarına emretse de adamlar Mete için çalışıyorlardır. Bir döngü içinde olduğunu anlayan Mete geçmişte hastaneye giderek kendi bebekli ile Salim’in bebekliğini değiştirmiş. Mr. Cross’un koruma hizmeti aldığı şirketi satın almıştır. Hatta Ester’in okul önünde bindiği yabancı aracın içinde kendisi olduğu için Ester kolayca arabaya binmiştir. Milonia ile birlikte laboratuvarı basan Mete, Mr. Cross’a hayatını taş için boşa harcadığını söyler ve taşı parçalar. Milonia da şaşırmıştır. Milonia da boynundaki panzehiri içerek insan olur. Mete, büyücünün yüzüğünü Mr. Cross’a takarak zaman makinesine bağlar ve Mr. Cross’u milyonlarca yıl öncesine yollar. Eskrim salonunu satın alır, Salim ile birlikte işletirler. Yıllarca birlikte zaman geçiren Milonia ve Mete sevgili olmuşlardır. Mete kızı ve Milonia ile birlikte hayatına devam eder.
    Mr. Cross zamanda geriye gittiğinde kendini maymunların içinde bulur. Tepesinden gelen esintiye bakmak için başını yukarı kaldırdığında T-rexin nefesi olduğunu fark eder.

  21. gamze der ki:

    İMKANSIZ AŞK YOKTUR
    ben size senaryomu yazmayacağım sadece anlatacağım.
    ece ve tutku adında iki 17 yaşında kız bir yetimhanede karşılaşırlar ve çok iyi arkadaş olurlar hatta o kadar iyi anlaşırlar ki tam 17 yaşında ikisi birbirini kardeş gibi görürler
    ikisi de 18 yaşında bu yetimhaneden ayrılacaklarını bildikleri için çok iyi üniversitelere gitmek isterler tabi ki önce para gereklidir bu yüzden her bursluluk sınavına katılırlar
    ve sonunda bir tanesini kazanırlar fakat şunu fark ederler ki bu para bursu değil özel bir kolej kursudur yine de giderler fakat yetimhaneye çok uzak olduğu için yurt müdürü izin vermez bunun üzerine ece ve tutku yurttan ayrılırlar ve eski kullanılmayan bir ev bulurlar oranın sahibi olmadığı için orası artık onların evidir orda rahat şekilde kalamasalar da kuru ekmek yeseler de asla vazgeçmediler koleje girdiklerinde ece çok sinirlenir çünkü herkes onlara bakıp gülüyordur ece onlara bakarken iki çocuk onların yanına gelirler ve tanışmak isterler ece o anın siniriyle sert çıkışır ve sınıfa çıkar tutku hemen arkasından koşmuş ece sinirden ağlar
    EĞER DEVAMINI İSTİYORSANIZ YORUM ATIN PATENTİ ALINMIŞTIR

  22. Gökhan der ki:

    Önemli Not: Bu sayfa ilanlar için ayrılmıştır. Sorularınız için soru-cevap sayfalarımızı kullanınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.