Senaryo Nasıl Yazılır – 8

İnsanların mutlu mesut yaşadıkları dünyanın en sakin
ve huzurlu köyünde, herkes çiftçilikle ve günlük basit
işlerle uğraşmaktadır. Her gün bir öncekinin aynısıdır.
Sabahları erken kalkılır, hayvanlar yemlenir, tarlalar
sürülür, ekinler toplanır, sütler sağılır, akşam olunca
eve yorgun gelinir, yemek yenilip yatılır ve nihayet
uyunur.

Birbirini takip eden böylesi olayların bir anlatı/öykü oluşturmayacağını daha önce belirtmiştik. Değişimsizlik eşittir öyküsüzlük. İşin gerçeği insanların dertsiz oldukları böyle bir köy kadar huzursuzluk veren başka bir şey zor bulunur. Yarın ne olacağını tahmin etmek hiç zor değil. Bir sonraki gün de öyle. Sırf öykü ortaya çıksın diye böyle ‘görünürde mutlu’ bir köyün mutsuzluğunu istemek ahlak dışı bir tutum gibi görünebilir ancak gerçek tamamen farklıdır. İnsanların daha ahlaklı olabilmeleri için bir sorunla, bir musibetle yüzleşmeleri gerekir. Batı dünyası (özellikle aydınlanma sonrası geliştirdiği) ahlak görüşlerinde insanın mutluluğu ile fiziksel konforu arasında bir ilişki kurmuştur. Jeremy Bentham ve John Stuart Mill gibi düşünürlerle birlikte anılan utilitarizm ya da faydacılık, çok sayıda tamamlayıcı ve karşıt görüşleriyle birlikte, bir anlamda insan için ‘konfor’ tesisi üzerine geliştirilen bir etik teorisi olmuştur. Faydacılığın, kişinin -karnının doyması gibi- temel fiziksel ihtiyaçlarının tedarik edilmesi gibi pratik amaçlar ile ahlak arasında somut bir bağ kurmak anlamına geldiğini düşünebiliriz. Oysa doğu toplumlarında kişinin acıları adeta kutsallaştırılmaktadır. Batılılar için bir hintlinin çivilerle kaplı bir yatağa uzanması anlaşılabilir olmadığı gibi karikatür olabilecek kadar gülünç ve saçmadır da. Sadece uzak doğu dinlerinde değil çoğu sufi geleneğinde de bir tür içsel yolculuk hedefleyen öğretiler için ‘çile’ son derece yaygın başvurulan bir yöntemdir. Ne var ki ironik bir şekilde; yirminci yüzyılda batı dünyasının doğu dinlerine büyük bir açlıkla ilgi duyması gibi (bkz. Beatles – Ravi Shankar ilişkisi),

doğu toplumları da en katıksız utilitaryenlerden daha pragmatik olduğu bir dönemden geçiyor. Çünkü acıklı bir şekilde doğu dünyası hariçten bir öğreti yardımıyla acı ve çileye odaklanmak zorunda değil. Acı, uzunca bir süredir, doğunun her yerinde. Bunun sonucu olarak da gelenekten habersiz pragmatik doğulu profili karşısında üç yüz yıllık konfor düşkünlüğü ve pragmatizmden bunalmış içsel yolculuk arayışındaki batılı profili ile karşılaşıyoruz. Bu çok tartışılabilir ve su götürür tasviri yapmamızın bir sebebi var: Acı ile ahlaki olgunlaşma arasındaki ilişkiyi vurgulamak. Mutluluk ve yeknesaklık dolu köyümüze geri dönecek olursak; senaryo yazarı olarak, herkesin dilinden düşürmediği ama çok iyi anlaşılmayan ‘çatışma’ ihtiyacının aslında ahlaki bir ihtiyaç olduğunu sonucuna varıyoruz.

Plot yazarken senaryoda kurmak istenilen değişim dinamikleri mutlaka bu ahlaki temele dayandırılmalıdır. Senaryo yazarlığı bir değişim yazarlığı ise, senaryodaki karakterlerin değişimleri onları etik (ahlaki) kararlar almaya mecbur etmelidir. Karakterlerin doğru bir karar almak gibi bir mecburiyeti yoktur. Hata yapabilirler. Bilakis, karakterler hata yaparsa senaryonun akıbeti için daha iyi olur. Ama hatalı ya da doğru karar vermiş olsa da, karakterler, tanım olarak etik bir düzlemde davranmak mecburiyetindedir. (Yazıda kullandığımız ahlak sözcüğü terminolojik anlamda düşünülmelidir, yoksa günlük dilde yaygın bir şekilde kullanılan terbiye vs. anlamıyla değil

Bu durumda:

Yaklaşık yarım A4 sayfasına sığdırmanız gereken bir plot üzerinde çalışmaktaysanız:

  1. Karakterler üzerinde etik bir dönüşüme zemin hazırlayacak bir yeknesaklık tanımlamanız
  2. Yeknesaklık ile tam bir zıtlık ve çelişki veren bir dönüm noktası, bir tetikleyici olay tasarlamanız
  3. Tetikleyici ve yeknesaklığı bozan unsurlara karşı yeknesaklığı geri getirmeye çalışan bir karakter (protagonist) tasarlamanız
  4. Öykünün evrenini değiştirmek için sözleşmiş gibi art arda patlak veren olaylar zinciri tasarlamanız
  5. Protagonisti, evrenin değişiminde (tercihen) aktif rol oynadığı bir pozisyona taşımanız
  6. Öykü öncesi (yeknesak) evren ile öykü sonrası yeni evren arasında aşikar bir ayrım yapmanız. Eski ve yeni arasında bir ölüm kalım savaşı tasarlamanız
  7. Ne kahramanın eski kahraman, ne de evrenin eski evren olduğu yeni bir durum hazırlamanız

gerekmektedir.

Bu sayede, aslında, öykünüzdeki (senaryonuzdaki) olayların ve karakterlerin değişimlerini mümkün olan en iyi şekilde tasarlamış olacaksınız. Her yerde karşınıza çıkan ve Aristo’ya dayandırılan üç perdeli yapı ve senaryoda karakter ile ilgili söylenebilecek pek çok şey, görüldüğü gibi plot aşamasında çözüme kavuşmuş oluyor. Yazının başında verdiğimiz örnek öykü ile plot çalışmamızı örneklendirelim:

Beowulf ve Ejderha

  1. Sevimli, neşeli, huzur dolu bir köy. Adeta rutin mutluluklar cenneti.
  2. Yakındaki bir dağda bir ejderha bin yıllık uykusundan uyanır ve köylülerin hayatı altüst olur.
  3. Ejderhanın köydeki hayatı yaşanmaz hale getireceğini düşünen, eski sıradan köylü yeni Kahraman (protagonist), gidişata ‘dur’ demek için eylem alır.
    ————— Birinci Perdenin Sonu —————
  4. Kahraman örgütlenir, silahlanır, yardımcılar ve ihanet edenler edinir.
  5. Beklediği yardımı bulamaz ve tek başına (belki komik derecede naif/zayıf bir yardımcısıyla) ejderhayı öldürmek için dağa doğru yola çıkar. Başına gelmedik kalmaz. Onca güçlükle hazırladığı silahlarının ejderha karşısında işlevsiz olduğunu fark eder.
  6. Ejderha ile yüzleşir. Hiçbir şey köyden göründüğü gibi değildir. Ejderha da zannettiği ejderha değildir.
    ————— İkinci Perdenin Sonu —————
  7. Savaş sona ermiştir. Ejderha ölmüştür ancak, ne köy ne de kahraman bir daha eskisi gibi olmayacaktır.
    ————— Üçüncü Perdenin Sonu —————

İnsanların konfor içinde yaşadığı bir evrende kimin iyi kimin kötü olduğu bilinemez. Sorunlar insanların gerçek değerinin ortaya çıkmasını sağlar. Bir travma ne denli büyükse insanların ahlaki tutumları arasındaki farklılıklar o denli büyük olur. Ejderhadan önce köy halkı ne ihaneti ne de kahramanlığı tecrübe etmemişti. Ejderha ortaya çıktı ve öyküdeki her karakter bir çeşit içsel ve ahlaki yolculuğa da çıkmış oldu.

Ejderha ve mutlu köy benzetmesi çok açıdan öğreticidir. Yaşadığımız hayatlar bize zaman zaman konfor dolu dönemler sağlayabilir. Ama sizi temin ederim, her zaman bir ‘ejderha’ vardır ve köydeki kahramanlardan biri miyiz yoksa hainlerden biri mi yoksa etliye sütlüye karışmayan kalabalıklar içinde miyiz, bu bir şekilde ortaya çıkacaktır.

İnsanı ve hayatı anlamak ve kurmaca yazarlığı arasındaki ilişki çok açık…

Bu yazı Senaryo Yazarlığı kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Senaryo Nasıl Yazılır – 8 için 1 cevap

  1. ömer der ki:

    Merhaba Gökhan Bey,

    İsmim Ömer. Senaryo hakkında ne varsa bizimle paylaştığınız, bu harkulade yazı
    dizisini maalesef yeni keşfettim. Aslında bende, bu yazı dizisinde bahsi geçen “ heyecanlı,yeni yetme ve amatör yazar” arkadaşlardan biri olarak, uzun süredir üzerinde çalıştığım fantastik-komedi türündeki senaryomu yeni yapımcıya teslim ettim diyebilirim.Aslında kendisi ile çok olumlu ve pozitif bir görüşme gerçekleştirdik. Kendiside zamanında bilim kurgu ve fantastik komedi projelerinde yer aldığı için elektriğimiz tuttu ve hikayemi gönül rahatlığıyla sunabildim.

    Kısa bir ön görüşme yaptık. Proje kendisine hitap etmiyorsa bile negatif yaklaşıp senaryoyu bir kenara koymayacağını, yakın çevresinde arayış içerisinde olan başka yapımcılarlada iletişime geçebileceğini söyledi. Pek tabi ben biraz umutlandım.Fakat aradan yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen henüz senaryoyu fırsat bulup okuyamadığını öğrendim.Ne zaman okuyabileceğine dairde bir şey söylemedi henüz.

    Elbette bu işler biraz zaman istiyor, farkındayım ve beklemek zorundayım, ama ne kadar? 6 ay ? 1 sene? Bu bekleyiş açıkçası çok zor geçiyor benim için. Bir takım özel durumlardan ötürü biraz bu sektöre girmek için sabırsızlanıyorum . Tabi aceleci davranıp bir çuval inciride berbat etmek istemiyorum.

    Bu sabırsız ve aceleci arakadaşın sizin tavsiyenize ihtiyacı var Gökhan Bey. Ne kadar beklemeli ve hangi sürede yeni bir arayışa girmeliyim bilemiyorum. Fırsat bulup bir tavsiye verebilirseniz sevinirim.

    Saygılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.