Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken

Cemal Kafadar tarihçilere edebiyata yönelmeleri, tarihsel kişiliklerle özdeşleşmeye gayret göstermelerini tavsiye eden bir tarihçi. Yer yer şairler gibi duygulanmanın ne demek olduğunu bilmeden insana ait bir tarih yazmanın yetersizliğini vurguluyor, tarihe bakış açımızın nasıl olması gerektiği hakkında fikirler ortaya atarken “insanın sorunları üzerine” denebilecek kadar geniş bir perspektiften tartışmalar açıyor.

İnsanların tarihini yazmak için onları anlamak, tecrübelerini duyumsamak ve yorumlamak (kökten şüpheci olacaksak, “başkalarını anlamanın mümkün olduğu kurmacasına katılmak” diyebiliriz) gerekir.

Diyor ve ekliyor:

Tarihçinin zenaatında ilerlemesi, kaynak çalışması ve yöntem bir yana, onun kendisine ve dünyasına dair farkındalığını geliştirmesi, duyarlık perdesini tecrübelerini kendine kılavuz edinecek şekilde geliştirmesi ile mümkündür.

Modern toplumların siyasal düzenine hakim olan ulus-devlet modelinde kaçınılmaz olarak ben ve biz kavrayışları da değişti. Eğitimin ve kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla bu kavrayışlar içselleştirildi, hatta (okulda, orduda vb.) toplu hareket ve tören disiplinleri ile bedenselleştirildi. Yeni biz’ler ve ve yeni ben’ler çıktı.

Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken – Cemal Kafadar

Bu meyanda, 15.-16. yüzyıllardan beri Batı dünyasının rotası modernite dediğimiz şeye doğru evrilirken “birey”in ortaya çıktığı, klan ve geniş ailenin yerini çekirdek ailenin aldığı, insanların cemaat veya klan içinde erimektense kendilerini birey olarak idrak etmeye yöneldikleri, bununle birlikte mesela hatırat ve günce yazımının serpildiği, ya da sanatçıların ortaçağlarda eserlerine imza atmazken modernleşme ile birlikte isimleriyle tanınma peşine düştükleri, bu gelişmelerin çok daha geç ve sancılı ve kusurlu olarak Batıdışı toplumlarda da boy gösterdiği motifler içeren anlatılar, 19.yüzyılın ortalarından bu yana çok yaygın kabul görüyor. Otoriteye itaat etmektense kendi kararlarını özgür bir şekilde verebilen, en azından vermek için mücadele eden bireylerin varlığı modernleşmenin ölçütlerinden addediliyor.

Kendini tüketim tercihleriyle ifade ettiğine giderek inandırılan, aynı zamanda son yılların teknolojik imkanlarıyla, her harcaması izlenebilen ve hatırı sayılır bir ölçüye kadar yönlendirilebilen insanların “kendileri olmak” konusunda ne kadar bağımsız davranabildiğini sorgulamak gerekir.

Az buçuk tarih okumayı seven ya da bugünün dünyasını anlamak için önce geçmişi anlamak gerekir diyenler; yukarıda alıntılar yaptığımız nefis giriş yazısıyla birlikte Cemal Kafadar’ın “Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken” adlı kitabını mutlaka okumalılar.

Bu arada “Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken” sözü Karacaoğlan’a ait:

Karac’oğlan der ki bakın olana
Ömrümün yarısı gitti talana
Sual eylen bizden evvel gelene
Kim var imiş biz burada yoğ iken

Bu yazı Çeşitli kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken için 2 cevap

  1. engin der ki:

    kitabın kapağını çok beğendim…

  2. Gökhan der ki:

    Kapağıyla yetinmeyiniz, içi de güzel 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.