Senaryonuzu Kimseye Okutmayın

Bana da senaryo göndermeyin. Bugüne dek senaryo gönderen hemen herkese dönüş yapmaya çalıştım, fikir vermeye çalıştım. Ancak artık tanıdık-tanımadık hiç kimseden “okunmak ve değerlendirmek üzere” senaryo kabul etmeyeceğimi duyurmak isterim. Bunun pek çok sebebi var, hızlıca sıralayayım:

  • Günlük iş temposu içinde zaten elimde okunmak üzere bekleyen çok sayıda senaryo-kitap-makale oluyor. Okuma programımın dolu olmadığı bir zaman dilimi yok. Bana ulaştırılan kısa-uzun senaryoların hepsini istesem de okumam mümkün değil. Hayat kısa, zaman kısıtlı.
  • Ders verdiğim kurumlardaki arkadaşlarım; derslerimizi verimli geçirmeye çalışmak, senaryolarınızı okutup yorumlatarak elde edeceklerinizden çok daha fazladır. Derslerde bildiğim her şeyi anlatıyorum zaten. Sonrası size kalmış.
  • Telif sorunları: Arkadaşlar; senaryolarınızı kimseye okutmayın. Senaryoların telifi vardır ama fikirlerin yoktur. Yazdığı bir tretmanı, -tabi ki başkalarının yazdığı/çektiği- sekiz,on sezon boyunca bir dizi olarak TV’de izlemiş biri olarak söylüyorum bunu. Sizin bana ve birilerine okutmaya çalıştığınız gibi ben de zamanında  o tretmanı birilerine okutmaya çalışıyordum…
  • Telif sorunları 2: Senaryonuzu okuttuğunuz kişi, örneğin yirmi yıl sonra bir gün sizin kendisine okuttuğunuz senaryodaki bir sahneye benzer bir şey yazabilir. Böyle bir şeyin kötü niyetli olmasına gerek yok. İnsan bilinci çoğu zaman alttan altta çalışmaya ve hatırlamaya devam edebilir. Size iyilik olsun diye senaryonuzu okuyan kişiye yirmi yıl sonra “vay hırsız” demeniz hiç hoş olmaz. Hayatını yazarak geçiren biri çok şey yazar. Yazdığı onca şeyden bir tanesi, okuduğu binlerce senaryodaki bir sahneye, bir mizansene bir fikre benzeyebilir. Çoğu zaman da bilinçsiz olarak… Ben kendi adıma kimsenin fikrini çalmak gibi bir niyete sahip değilim, hiç de olmadım. Bende yeterince iyi fikir var 🙂 Ancak birileriyle benzer şeyler düşünmeyeceğimi de iddia edemem. Anlatabiliyor muyum? Her okuduğum senaryo bu bağlamda benim için kısıtlayıcı ve hafızamda rahatsız edici bir çentik açmak demektir. Normal şartlarda bana senaryo gönderen herkesle yazılı bir anlaşma yapmam gerekir. “İleride doğabilecek herhangi bir benzerlik durumunda hak talep etmeyeceğim” deyip altına imza atanların senaryolarını okumam gerekir demek istiyorum. Ancak malesef bu kapıyı da kapatmak istiyorum.
  • Sinema, senaryo yazarlığı; işinizle ortaya çıkmanızı gerektirir. Hobi olsun diye senaryo yazılmaz. Yani, yazıyorsanız yazın ve profesyonel anlamda değerlendirin. En iyi yorumu yapımcılar, oyuncular yani projenize dahil etmek istediğiniz kişiler zaten yapacaktır. Onların yazdıklarınızı kötü bulmasından utanacağınızı düşünüyorsanız, size tavsiyem başka bir alana yönelin.
  • Senaryonuz kötüyse eleştiremiyorum kardeşim! Heves kırıcı olmak istemiyorum. Kibar ve mesafeli bir ilişki bunu gerektirir. İçimden geçen şey, bana gelen senaryoların yüzde doksanında şu şekilde oluyor: “Berbat” “Ne anlatıyor bu?” “Hiçbir şey anlamadım!” “Al bir Tarkovski bozuntusu daha!” “Kendini dev aynasında görmekten vaz geçip bana neden bir öykü anlatmıyorsun?” Buna rağmen sarfettiğim kelimeler ise şuna benzer şeyler oluyor: “Gayet iyi ama biraz daha çalışmalısın” “Bunu seyirci anlayacak mı sence?” Okuduğum çoğu senaryoya okurken bile konsantre olamıyorum, film olduğunda ortaya ne çıkar Allah bilir!

Özetle söylemek gerekirse, hayatım okumak ve yazmakla geçiyor. Senaryo okumak; kısa olsun uzun olsun emek isteyen bir iş. Senaryo doktorluğu yaptırmak istiyorsanız, bu işi yapıp para kazanan insanlar var, duymuşsunuzdur. Bugüne dek yaptığım senaryo doktorluğu için kimseden para istemedim. Ama bundan sonra isteyeceğim haberiniz olsun. Lütfen ne bana ne de bir başka profesyonele senaryolarınızı göndermeyin.

Bu yazı Haberler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Senaryonuzu Kimseye Okutmayın için 4 cevap

  1. Neden gokhanyorgancigil olamıyorum der ki:

    Hocam bir senaryom var. Okur musunuz. Parasi neyse veririz. Çalabilirsiniz de. Sıkıntı yok.

  2. Neden gokhanyorgancigil olamıyorum der ki:

    8-10 sezonluk tretman hangisi hocam. Türkiye’de bir Arka Sokaklar bir de Bizim Evin Halleri sürdü o kadar. 🙂

  3. Sümeyye der ki:

    Çok haklısınız gökhan bey. Size olan hayranligimiz artti çok şükür. Hali hazırda atolyeniz var mi. Ya da ben herhangi birine gireyim siz kesin varsinizdir zaten. Selam ile.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir