Öğrenci Filmleri ve Kısa Filmlerde Sık Yapılan Hatalar

filmmaker.com’daki “D.U.M.P.S.: Directing Unsuccessful Motion Picture Shorts” isimli yazıyı ülkemize uyarlayarak yeniden yazdık.

1- Dolly kullanımı. Dolly, ucuna takılmış bir kamerayı komuta etmeye yarayan donanıma sahip bir çeşit vinçtir. Kameraya değişik açılarda ve hızda hareket etme imkanı verir. Öğrenciler ve kısa film çekenler! Mümkünse dolly kullanmayın. Biliyorum, kamera arkasına profesyonel bir görüntü veriyor, kendinizi fazlasıyla iyi hissetmenize yarıyor ama filminize hiç bir şey katmıyor, aksine filmi çiğleştiriyor. Kamera, oyuncak değildir, gerçekten gerektiği zaman hareket etmelidir. Kameraya hareket ve değişik açılar vermeniz sizi iyi bir yönetmen yapmaz.

2- Kendiyle çatışan sanatçı filmi… Sanatçı bir karakterin iç çatışmaları ve dış çatışmalar arasında yaşanan gelgitler… Emin olun bu denli iç çatışma, seyircilerinizi iki dakikada uyutmaya yeter.

3- Rüya sahneleri. Eğer filminizin Kung-Fu dizisinin garip bölümlerinden birine benzemesini istemiyorsanız rüya sahnelerinden uzak durun. Rüya sahnelerinde yönetmenin aktardığı anlam genellikle şudur: “Ben karakteri tanıtmak için daha iyi bir yol bulamadım.”

4- Hızlandırılmış-Zaman (time-lapse) sahneleri. Seyirciye “zaman geçmektedir” manasını verebilmek için gereğinden fazla bekletmek demektir. 15 dakikalık filminizin her saniyesi altın değerindedir. Boşa harcamayın.

5- Gerçekten güzel görünen bir filminiz olabilir. Ama filminizin sesi kötüyse filminiz de kötü olur. Biliyorum bütçeleriniz kısıtlı, ama çok sevdiğiniz bir parçayı filme müzik olarak koymanın alemi ne? Artık çok sayıda ve kolay ulaşılabilir yazılımlar var, biraz daha fazla özenerek filminizin müziklerini ve seslerini güzelce miksleyebilirsiniz. Ayrıca filminizde şu müzikleri kullanmayın lütfen:
– Sintisayzır, Org. Basit elektronik müzikler.
– Arkadaşlarınızın rock grubunun kayıtları.
– Slow ve solo piyano.
– Solo gitar. Özellikle flamenko.
– Manasız, işe yaramaz klarinet
– Ağlayan çello.
– Blokfülüt. Piccolo.
– Tahta perküsyon

6- “Bana bakın ben bir yönetmenim!” çekimleri. Çöpkutusu, postakutusu, lavabo içinden açılar. Balıkgözü geniş açılar. Alttan ya da üstten gereği olmayan “bakış açısı” açıları… Video klip estetiğinde planlar. Bu şekilde “zorlama” çekimler Tarantino ya da Guy Ritchie havasına girmenize yarar. Hepsi o kadar.

Kısa film sadece süresi kısa bir film demek değildir.

Kısa film sadece süresi kısa bir film demek değildir.

7- Yavaş konuşmalar. Diyalogların arasında yaşanan uzun sessizlikler… Nedense kısa filmlerin ve öğrenci filmlerinin pek çoğunda bu vardır. Sinemanın iyi örneklerine bakın, diyalogların son derece hızlı geliştiğini göreceksiniz.

8- Rollere uymayan oyuncuların seçimi. İmkanlar kısıtlı evet… Ama şunu bilin ki, filminizi izleyen hiç kimse sizin mazeretlerinizle ilgilenmiyor. Gerekirse senaryonuzu elinizdeki “uygun” oyunculara göre yeniden yazın, ama rollerinize uymayan insanları lütfen oyuncunuz yapmayın.

9- Kaşlarıyla oynayanlar! Oyuncularınıza kaşlarına hakim olmasını söyleyin lütfen! Sadece kaşlar mı? Aşırı yüz mimikleri, gözler, bütün yüz kaslarını oynatan oyuncular! Yapmayın bunu!

10- Hiçbir şeyin olmadığı kısa filmler. Ana karakter, genellikle insanlarla hiç bir sonucu olmayan uzun konuşmalar yapar. Bu 45 dakikaya kadar uzayabilir zaman zaman. Doruk noktası nihayet gelir ama seyirci bitap ve uykusuz düştüğü için genellikle farkına varmaz. Bu filmler karakterlerin kafalarının içindeki çatışmalara ve soyut konulara eğilir.

11- Uzun metraj – kısa film? Kısa film sinema filminden ayrı bir türdür. Uzun metraj bir fikri, kısa film içine tıkıştırmaya çalışmayın. Kısa kurmaca film türünde, her bir an çok değerlidir. Kısa film yapmak uzun metraja göre çok avantajlara sahiptir. Daha ucuzdur. Yapımı daha kısa zaman alır. Filminize odaklanmanız daha kolaydır. Filminizi daha iyi tasarlayabilirsiniz. Kısa filminizin senaryosunu yazarken kendinize şunu sorun: Bu sahne gerçekten gerekli mi? Bu an bu filme gerçekten lazım mı? Bu sahne seyirciye ne veriyor?

12- İyi “bir” fikir? Sadece bir? iyi bir kısa film çok sayıda iyi fikirden oluşmalıdır. 15 dakika boyunca bir tek iyi fikri gerdirmeyin. Çekimlerden önce kısa filminizdeki iyi fikirleri alt alta yazın. İçlerinden pek çoğunu beğeniyor olmanızda fayda var.

13- Oyuncunuz kamera lensinden uzak dursun. Oyuncunuzun kamera lensinin önüne yürüyerek kapatmasıyla yapılacak bir geçiş zırva bir fikirdir! Hitchcock’un Rope’unda âlâsı var zaten.

14- Silahlı bir tembelin hikayesi? Quentin Tarantino değilsin! Vazgeç.

15- Minimum geçiş efekti lütfen. Zincirleme geçişten (dissolve) kaçının. Wipe geçişi aklınızdan bile geçirmeyin.

16- Dramatik sigara. Oyuncunuzun eline dumanını püflettiği bir sigara tutuşturduğunuzda “bakın bu gerçekten ciddi bir durum” demiş olmuyorsunuz malesef. Bunu anlatmanın başka yaratıcı yolları varken tembellik yapmış oluyorsunuz.

17- “Hakikatin Peşinde” filmleri… Felsefi açıklamalar, insanın varoluşu ve ilişkiler, soyut bir seviyede konuşuldukça seyirci ya sıkılır ya da kafası karışır. Siz Bergman da, Haneke de değilsiniz.

18- Ayna planları. Aynanın önüde dikilen ana karakteri ve kız arkadaşının aynada yansıyan görüntüsünü aynı çerçeve içinde, yüzyüzeymiş gibi görüyorsunuz. “Aman tanrım! Ne dahiyane bir fikir, değil mi?”… – Değil.

19- Olağanüstü bitiş yazıları. Süresi bazen filmin kendisinden bile uzun. Biliyoruz, teşekkür etmeniz gereken çok kişi olabilir… Ama lütfen: a-) Yazılar hızlı aksın, gerçekten hızlı! b-)Küçük fontlar iyidir.c-)Her emeği geçeni uzun sıfatlarıyla beraber yazmanıza gerek yok. d-) Bütün sülalenizi yazmanıza gerçekten ihtiyaç var mı?

20- Sahne 1: Ana karakter uyanır. Lütfen filminizi böyle başlatmayın. Alarmı çalmakta olan bir saatin yakın planıyla açılmak mı? Hayır, lütfen…

Zoom kullanmak neden bu listede yok? Zoom in ya da zoom out öğrenci seviyesindeki filmlerde bile faydalı bir şekilde kullanılabilir. Ama sizce gerçekten gerekmiyorsa lütfen kullanmayın.

Bu yazı Film Yapımı kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Öğrenci Filmleri ve Kısa Filmlerde Sık Yapılan Hatalar için 12 cevap

  1. Ahmet Toklu der ki:

    Böyle bir çalışmayı paylaştığınız için teşekkürler.

  2. Ramazan Kerpeten der ki:

    Bu güzel yazı için çok teşekkürler Gökhan bey.. Bu faydalı bilgilerden gerçekten de istifade ediyoruz. Kolay gelsin.. Takipteyiz..

  3. Geri izleme: ilk9 » Blog Archive » Öğrenci Filmleri ve Kısa Filmlerde Sık Yapılan Hatalar

  4. Can der ki:

    Bir öğrencinin önce bu hataları yapmasına izin vermek lazım kanımca. Ayrıca sinema da şunu yapmayın bunu yapmayın gibi normlar geçerli olmamalı. Sanat sadece sanat için değildir.

  5. tugba ustun der ki:

    paylasim icin cok tesekkurler

  6. oğuzhan eker der ki:

    Bu söyledikleriniz için teşekkürler öncelikle insanlara yön gösterip onları bi bakıma aydınlatabilir..ama siz bizden deneyerek hata yaparak öğrenmemiz yerine direk bi tim burton, tarantino falan olmamızı bekliyorsunuz bence.Tabi bir detayı atlayarak eminim o müthiş yönetmenler bile bunları yapmıştır.

  7. kardeşin biri der ki:

    Etraflıca düşünülmeden yazılmış, gereksiz bir mizah çabasında gezinen, zeminsiz bir yazı. Bu metin için “Tam manasılya duvara toslayan bir yazı” demek elbette vicdansızlık, zira kısa filmin kimyasına dair altını çizdiğiniz birçok maddeye sonuna kadar varım, hoş tespitler var. Ancak bazen öyle maddeler var ki tam fiyasko. Sinemada hiç de böyle keskin kurallar dizgisi, reçete mantığıyla, kılavuzun gölgesinde senaryo yazma mantığı yok, bunu yazan arkadaşların kısa filmlerinde kalıbımı basarım ki bu maddede “hata” diye öne sürülmüş birçok şeyi görmeniz mümkündür. Normaldir de aslında. Ki ben bunları bir hata olarak görmüyorum, hata olarak kabul edebilecek olanlarını da “en az birkaç defa yaşanmalı, denenmeli, hata fark edilmeli” zinciri gereği önemsiyorum. Paylaşım için teşekkürler, emeğinize sağlık dostlar.

  8. bestami artık der ki:

    Çok güzel tespitler hocam, fakat öprenciyiz yarışmaya katıldık ama ben hangi proğramları kullanacağımı ,bilmiyorum nasıl ses ekliyoz nasıl grafikleri düzeltiyoz acill lütfen yardım edin

  9. Berker der ki:

    Hersey tamam, haklisiniz da. ama siz Haneke degilsiniz, siz Tarantino degilsiniz gibi sevk kirici aciklamalar pek olmamis bence. Unutmayalim ki Haneke bile ilk uzun metraj sinema filmini 47 yasinda cekmistir. Mutlaka O`na da sen Bergman degilsin diyenler olmustur.

  10. Gökhan der ki:

    Genç sinemacılar (ya da sinemacı adayları) için bir not: İlkin bu yazı tercümedir. Blog sahibinin görüşleri değildir. İkincisi blog sahibi olarak; çok sayıda kısa film izlemiş, büyük bir kısmının senaryolarını çekilmeden önce okumuş biriyim. Üzülerek diyebilirim ki genç arkadaşlarımızın çektiği filmlerin büyük bir çoğunluğu yaygın anlamda klişelerle dolu. Bu yazı kısa filmini çekmek isteyen gençlere bu anlamda yol gösterici olmalı. Neden kısa filmlerimizin çoğu uykusundan uyanıp saati durduran bir karakter ile açılıyor? Siz böyle başlamaya niyetlendiyseniz, birinin öncesinde “bunu yapma” demesi şevk kırıcı olmamalı, bilakis klişelerle dolu bir film çekildikten sonra ağır eleştiri alması daha yıkıcı olmaz mı? Festivallerin ön seçicileri yukarıdakine benzeyen klişelerle dolu o kadar çok film seyrediyorlar ki… İnanın birinin bu yazıyı dostane bir duyguyla okuyucusuna iletmesi gerekiyordu.

  11. Ümit Cansu der ki:

    Teşekkürler Gökhan Yorgancıgil hocam ve diğer arkadaşlar.Müzik kullanımı noktasında tatmin olmamakla birlikte çok yararlı bir çalışma, sağolun.

  12. korkut der ki:

    Tecrübelerinizi paylaşmış olabilirsiniz ayrıca bu söyledikleriniz yanlış da olabilir fakat yine de bunları yapmayın demek faydalı mıdır? Belki de bunları yaparak daha doğrulara ulaşacak insanlar olabilir o yüzden sinemada bunu yapmayın şunu yapmayın gibi ifadeler bana tamamen komik geliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir