{"id":2469,"date":"2020-07-03T15:58:15","date_gmt":"2020-07-03T12:58:15","guid":{"rendered":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/?p=2469"},"modified":"2020-07-05T05:23:18","modified_gmt":"2020-07-05T02:23:18","slug":"o-sahnede-neler-oluyor","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/?p=2469","title":{"rendered":"O Sahnede Neler Oluyor?"},"content":{"rendered":"\n<figure class=\"wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio\"><div class=\"wp-block-embed__wrapper\">\n<iframe loading=\"lazy\" title=\"O Sahnede Neler Oluyor?\" width=\"500\" height=\"281\" src=\"https:\/\/www.youtube.com\/embed\/jzUh7OYdv9E?feature=oembed\" frameborder=\"0\" allow=\"accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share\" referrerpolicy=\"strict-origin-when-cross-origin\" allowfullscreen><\/iframe>\n<\/div><\/figure>\n\n\n\n<p>Bir oyun s\u0131ras\u0131nda, bir tiyatro sahnesinde konu\u015fan ba\u011f\u0131ran \u00e7a\u011f\u0131ran insanlar\u0131n birer akt\u00f6r oldu\u011funu biliriz. Dekor vesaire, tiyatrodaki hi\u00e7bir \u015feyin ger\u00e7ek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da biliriz. Yani izledi\u011fimiz bir oyunda akt\u00f6rlerden biri \u00e7\u0131k\u0131p di\u011fer bir akt\u00f6r\u00fc silah\u0131yla vursa, ne vuran ger\u00e7ek bir katildir ne de vurulan ger\u00e7ekten \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Buraya kadar bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yok. Peki sahnedeki iki akt\u00f6r \u00f6p\u00fc\u015f\u00fcrse ne olur? Bir \u00f6p\u00fcc\u00fck ne kadar sahte olabilir?\u00a0<\/p>\n\n\n\n<p>Ya da \u015f\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnelim; bir tiyatro sahnesinde sahnelenmekte olan oyun, bir yazar taraf\u0131ndan belli bir tak\u0131m duygular\u0131 belki bazen d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ortaya \u00e7\u0131karabilmek i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Romeo ve Juliet oyununu izliyorsan\u0131z sahnede a\u015fk \u00fczerine baz\u0131 duygular olu\u015fur, oyuncular sahnede bir \u015feyler ya\u015far, seyirciler de buna \u015fahit olur. Hayat\u0131nda hi\u00e7 a\u015f\u0131k olmam\u0131\u015f bir seyirci bile, o ak\u015fam Romeo ve Juliet\u2019i izledikten sonra, eve giderken \u201ca\u015fk\u201d \u00fczerine duygular ta\u015f\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bununla birlikte bir tiyatro oyununu iki kez izleyen bir seyirci \u00e7ok azd\u0131r. \u201cBen o oyunu izlemi\u015ftim\u201d, ya da \u201cben o filmi seyretmi\u015ftim\u201d deyip ikinci kez izlemeye \u00e7o\u011funlukla direniriz. Peki bir oyunu belki bin defa sahneye koyan oyuncular\u0131n durumu ne? Her sahneleni\u015finde oyunu ilk kez izleyen bir seyircinin heyecan\u0131n\u0131 payla\u015fabilir mi oyuncular?&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>B\u00f6yle bir \u015feyi \u00f6l\u00e7mek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil tabi teorik olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz; mesela, bir oyun sahnelenip bittikten sonra; seyircilerden biri, ne oyuncular\u0131n ne de yazar\u0131n akl\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7memi\u015f bir duygu ya da d\u00fc\u015f\u00fcnce edinebilir mi? Olur mu olur.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130yi ama oras\u0131 bir sahne. Orada her \u015fey yapay. Yani sahnede bir koltuk g\u00f6r\u00fcrseniz e\u011fer, o koltuk, d\u00fcnyadaki di\u011fer b\u00fct\u00fcn koltuklardan farkl\u0131 bir ama\u00e7 ta\u015f\u0131r. Oturan ki\u015fi yoruldu\u011fu i\u00e7in oturmaz ona. Bir yazar bir oyuncunun oturmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi i\u00e7in oturur. Koltuk bu durumun ay\u0131rd\u0131nda de\u011fildir -muhtemelen- tabii\u2026 T\u0131pk\u0131 y\u00fck\u00fcn\u00fc \u00e7ekti\u011fi \u015feyin kupkuru ya da kocaman olu\u015funun ay\u0131rd\u0131nda olamayaca\u011f\u0131 gibi\u2026 Her neyse\u2026 Bilet al\u0131p oyunu izleyenler ba\u015ftan sona bir kurmaca bir \u015feye bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyor olsa da \u201cm\u0131\u015f gibi\u201d kabul eder ve olaylar geli\u015fir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015fin s\u0131rr\u0131 bu \u201cm\u0131\u015f gibi\u201d k\u0131sm\u0131nda, yani marifet asl\u0131nda seyircide. M\u0131\u015f gibi yani o a\u015fk ger\u00e7ek bir a\u015fkm\u0131\u015f gibi. Koltuk da ger\u00e7ek bir koltukmu\u015f gibi. Yazarlar ve oyuncular, sahnelenen o oyunu izlerken seyircinin kendini kapt\u0131raca\u011f\u0131 varsay\u0131m\u0131yla \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Sahnede g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz beden Ahmet\u2019in, Serkan\u2019\u0131n ya da H\u00fcsn\u00fc\u2019n\u00fcn bedenidir ama biz bakarken H\u00fcsn\u00fc\u2019y\u00fc g\u00f6rmeyiz.&nbsp;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu konu\u015fan Markus Antonyus mu yani \u015fimdi? Yoo bizim Marlon bu konu\u015fan. Marlon Brando\u2019nun bedeni, Hakan Vanl\u0131\u2019n\u0131n sesi, William Shakespeare\u2019in yazd\u0131klar\u0131. Ger\u00e7ek Markus Antonyus\u2019un konuyla belki hi\u00e7 ilgisi yok.<\/p>\n\n\n\n<p>Bak\u0131n durum \u015fu: Sahnede ya da beyazperdede bir karakter, ba\u015f\u0131na gelen travmatik olaylar\u0131 yenmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k\u00e7a ahlaki olarak olgunla\u015f\u0131r, hem kendisi hem de b\u00fct\u00fcn evren hakk\u0131ndaki bilin\u00e7 d\u00fczeyi y\u00fckselir, daha \u00fcst d\u00fczey bir hale gelir. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir durumda seyirci g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7abaya kendisini kapt\u0131r\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Sahnede ac\u0131lar ve sevin\u00e7ler ya\u015fan\u0131rken, maddi manevi f\u0131rt\u0131nalar koparken, son derece g\u00fcvenli bir ortamda, ba\u015f\u0131na bir felaket gelme ihtimali s\u0131f\u0131ra yak\u0131n seyirciler, karakterlerin duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleriyle empati kurarak ya\u015fad\u0131klar\u0131 maceraya kat\u0131l\u0131r, kazan\u0131mlar\u0131na ortak olur. Seyirci olarak ne kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc bir empati kurmu\u015fsak, edindi\u011fimiz kazan\u0131m da o denli g\u00fc\u00e7l\u00fc olur. G\u00f6zlerimizle g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz o sahte \u015feyin, bir yerlerde ya\u015fand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da ya\u015fanaca\u011f\u0131n\u0131 hayal ederiz. B\u00f6ylece sahtelik, sahte olmaktan \u00e7\u0131kar, yazar\u0131n kelimeleri ger\u00e7e\u011fin temsilcisi olur.<br><br>Bu durumu ilk fark eden felsefenin kurucu babalar\u0131ndan Platon olmu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Platon\u2019un ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 d\u00f6nemde tiyatro vard\u0131. Sahne vard\u0131. Akt\u00f6rler ve tabii ki yazarlar vard\u0131. Aristo da hocas\u0131 Platon gibi, seyirci ile sahne aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi \u00e7\u00f6zmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131 ve konuya hocas\u0131ndan daha olumlu yakla\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Platon ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z evrenin, ger\u00e7e\u011fin bir g\u00f6lgesi oldu\u011funa inan\u0131yor bu sebeple sanat\u0131n da, bu g\u00f6lgenin g\u00f6lgesi olarak, bizi ger\u00e7ekten bir ad\u0131m daha uzakla\u015ft\u0131rmaktan ba\u015fka bir i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130ki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr de; temsile dayanan her sanat\u0131n, ger\u00e7e\u011fin, bir kopyas\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu ve bu durumu mimesis diye bir kavramla tan\u0131ml\u0131yorlard\u0131. Mimesis; t\u00fcrk\u00e7eye en yak\u0131n terc\u00fcmesi \u201ctaklit\u201d. Yani \u201cm\u0131\u015f gibi\u201d yapmak.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>E\u011fer sahnedeki bir karakter, \u00f6yk\u00fcn\u00fcn sonunda iyi bir insan haline geliyorsa, seyircinin de -oturdu\u011fu yerde- bu iyiye do\u011fru gidi\u015ften bir pay edinmesi, antik \u00e7a\u011f yazarlar\u0131na \u00e7ok cazip gelmi\u015fti. Bug\u00fcn de, hala bir \u00e7ok insana cazip geliyor. Filmler, \u00f6yk\u00fcler, hatta b\u00fct\u00fcn sanat eserleri, bu bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla bir indoktrinasyon silah\u0131. Yani sanat yoluyla insanlar\u0131n nas\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcnmesi nas\u0131l hissetmesi gerekti\u011fini onlara \u00f6\u011fretebiliyor musunuz? Sanat\u0131n bu mant\u0131kla, adeta bir copa d\u00f6n\u00fc\u015fme konusunu \u015fimdilik bir kenara b\u0131rakal\u0131m. Ancak \u015fu kadar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyebiliriz; bir sanat\u00e7\u0131 herhangi bir \u015feyi kabul ettirmeye \u00e7al\u0131\u015fmasa bile, o eseri yarat\u0131rken, oldu\u011fu gibi olabilirse, sadece kendisi gibi olabilirse, o sanat eseri, sanat\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n evreni g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi seyircisine g\u00f6sterir. Maviyi \u00e7ok seven bir y\u00f6netmen, filmini mavinin de\u011fi\u015fik tonlar\u0131yla donatabilir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Sanat\u0131n bu mesaj ta\u015f\u0131ma g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ideolojilerle tan\u0131\u015fmas\u0131ndan \u00f6nce, yazarlar\u0131n, sanat\u00e7\u0131lar\u0131n tek bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 vard\u0131. Etik. Ya\u015fad\u0131klar\u0131 d\u00f6nem ve toplumun eti\u011fi. Yani ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 ahlak sistemi ne s\u00f6yl\u00fcyorsa o. Mesela iyilik, g\u00fczellik ve erdem eti\u011fin kavramlar\u0131d\u0131r. \u00d6yk\u00fcler; karakterlerde ve do\u011fal olarak seyircide, ahlaki bir de\u011fi\u015fim hedefler. Yazara g\u00f6re, do\u011fru ve ahlaki olan neyse bize g\u00f6sterir. Karakter iyi ve do\u011frudan yana tercih yaparak, bir g\u00fcn biz seyirciler de benzeri bir tercih yapmak zorunda kal\u0131rsak, iyi ve do\u011frudan yana tercih yapma \u015fans\u0131m\u0131z, bu sayede -umulur ki- y\u00fckselir.<\/p>\n\n\n\n<p>Tabii yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lmas\u0131n, \u00f6yk\u00fclerin bu mant\u0131kla birer s\u00f6yleve d\u00f6n\u00fc\u015fmesi gerekmiyor. \u00c7ok bilmi\u015f bir yazar\u0131n kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131p, bize nutuk \u00e7ekerek bunlar\u0131 yapmas\u0131na gerek yok. Bazen bir \u00f6yk\u00fcn\u00fcn ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 ahlaki mesaja ait bir tek kelime bile, o \u00f6yk\u00fcn\u00fcn metni i\u00e7inde ge\u00e7mez. \u00d6yk\u00fclerin b\u00f6yle bir zorlamaya ihtiyac\u0131 yoktur \u00e7\u00fcnk\u00fc. Olaylar ve karakterler, yazar taraf\u0131ndan \u00f6yle d\u00fczenlenmi\u015ftir ki ilave bir kelime daha s\u00f6ylemek b\u00fct\u00fcn b\u00fcy\u00fcy\u00fc bozabilir. \u0130nce bir denge.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Modern insan\u0131n egosu, garip bir \u015fekilde \u00f6\u011f\u00fct i\u015fitmek istemiyor, i\u015fitirse de hemen reddediyor. Ama ironiye bak\u0131n ki modern \u00e7a\u011flarda oldu\u011fu kadar insanlar\u0131n kitlesel olarak manip\u00fcle edildi\u011fi bir ba\u015fka zaman dilimi de yok. Eski \u00e7a\u011flarda d\u00fcnyan\u0131n her yerinde yaz\u0131lan s\u00f6ylenen \u00f6yk\u00fcler modern okuyucu i\u00e7in bu y\u00fczden fazlas\u0131yla didaktik. Klasik \u00e7a\u011flarda \u00f6yk\u00fcy\u00fc anlatan ki\u015fi, \u00f6yk\u00fcn\u00fcn sonuna illa ki bir de \u201ck\u0131ssadan hisse\u201d ilave ederdi. Klasik yazar; mesaj\u0131n dinleyiciyi-okuyucuyu \u0131skalama ihtimalini bir risk olarak g\u00f6r\u00fcyor ve bunu g\u00f6ze alam\u0131yor olsa gerek.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6yk\u00fclerin bir s\u00f6yleve d\u00f6n\u00fc\u015fmeden etik bir g\u00f6rev \u00fcstlenmesi m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa g\u00f6re, acaba bunun tersi de m\u00fcmk\u00fcn olabilir mi? Yani bir \u00f6yk\u00fc okuyucusunu, bir film seyircisini k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe ikna edebilir mi?<\/p>\n\n\n\n<p>Klasik g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re sahnede, ekranda iyiye, do\u011fruya ve g\u00fczele do\u011fru bir gidi\u015f varsa seyirci de bu y\u00f6nde bir pay al\u0131r. K\u00f6t\u00fcye gidi\u015f varsa da ayn\u0131 \u015fekilde. Kendi halinde bir kimya \u00f6\u011fretmeniyken kanser oldu\u011funu \u00f6\u011frenen, ek gelir olsun diye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 i\u015fyerinin patronu, hikayenin belki de en Bogdan karakteri, kapkal\u0131n ka\u015flar\u0131 olan adama k\u0131z\u0131p yava\u015f yava\u015f kendisine milyon dolarl\u0131k bir uyu\u015fturucu krall\u0131\u011f\u0131 kuran bir adam\u0131n hikayesini duymu\u015f muydunuz? Bir insan\u0131n ad\u0131m ad\u0131m, k\u00f6t\u00fcn\u00fcn k\u00f6t\u00fcs\u00fc olmas\u0131n\u0131 izlerken neler hissettik? Walter White\u2019\u0131n, d\u00fcped\u00fcz k\u00f6t\u00fcl\u00fck taraf\u0131na verdi\u011fi her tavizde; seyirci olarak biz nas\u0131l bir d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ge\u00e7irdik? Walter White\u2019\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 olmas\u0131n\u0131, polisten, hukuktan ka\u00e7mas\u0131n\u0131 istedik mi istemedik mi? F\u0131\u00e7\u0131lara s\u0131\u011fmayan dolarlarla, ailesine mutlu bir gelecek sa\u011flamas\u0131n\u0131 istedik mi istemedik mi?&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Tony Montana ya da Michael Corleone, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 \u00f6yk\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekli\u011finde, ba\u015far\u0131l\u0131 olurlarsa, bizim ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnyan\u0131n en k\u00f6t\u00fc insanlar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015feceklerdi. Biz onlar\u0131n \u00f6yk\u00fclerini izlerken ba\u015far\u0131l\u0131 olmalar\u0131n\u0131 istedik mi istemedik mi?<\/p>\n\n\n\n<p>Modern \u00e7a\u011flarda yaz\u0131lm\u0131\u015f modern \u00f6yk\u00fclerde, ahlaki olarak olgunla\u015fan, a\u015fama a\u015fama iyiye ve do\u011fruya do\u011fru giden karakterlerden \u00e7ok k\u00f6t\u00fcye ve karanl\u0131\u011fa giden karakterlerin seyirci taraf\u0131ndan sevilmesi bize ne anlat\u0131yor? K\u00f6t\u00fcy\u00fc g\u00f6re g\u00f6re, k\u00f6t\u00fcl\u00fck \u00fczerine adeta mikroskopla bu denli odaklanarak, \u201cibret\u201d al\u0131p daha iyi insanlar m\u0131 oluyoruz?&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Yoksa&#8230;&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6ylesine bir \u00f6yk\u00fc yoktur. \u00d6yk\u00fcler sadece e\u011flendirmez. Hayat ile \u00f6yk\u00fc aras\u0131ndaki mimetik s\u0131n\u0131r, o kadar incedir ki; bu s\u0131n\u0131r k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u00e7in de, iyilik i\u00e7in de son derece ge\u00e7i\u015fkendir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Bir oyun s\u0131ras\u0131nda, bir tiyatro sahnesinde konu\u015fan ba\u011f\u0131ran \u00e7a\u011f\u0131ran insanlar\u0131n birer akt\u00f6r oldu\u011funu biliriz. Dekor vesaire, tiyatrodaki hi\u00e7bir \u015feyin ger\u00e7ek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da biliriz. Yani izledi\u011fimiz bir oyunda akt\u00f6rlerden biri \u00e7\u0131k\u0131p di\u011fer bir akt\u00f6r\u00fc silah\u0131yla vursa, ne vuran ger\u00e7ek bir katildir ne de vurulan ger\u00e7ekten \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Buraya kadar bir kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k yok. Peki sahnedeki iki akt\u00f6r \u00f6p\u00fc\u015f\u00fcrse [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[482,479,477,42,108,480,64,58,478,180,468,34,66,220],"class_list":["post-2469","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-senaryo","tag-dizi-film","tag-film","tag-hayat","tag-karakter","tag-mimesis","tag-olgunlasma","tag-oyku","tag-oyunculuk","tag-sahne","tag-sanat","tag-seyirci","tag-sinema","tag-tiyatro","tag-yazarlik"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2469","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=2469"}],"version-history":[{"count":7,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2469\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":2477,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/2469\/revisions\/2477"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=2469"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=2469"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.gokhanyorgancigil.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=2469"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}