Senaryo yazarken merak ettikleriniz…

SORU 1: Karakterlerin kıyafet tarz ve şekillerine değinilir mi? Değinilirse, hangi aşamada değinilir? ( Sinopsis, Tretman, Senaryo)

CEVAP: Her şey kurduğunuz öykü ile ilgili. Eğer öykünüzü, mesela karakterinizin duygu durumunu, karakter gelişimini vs. anlatabilmek için seçtiği kıyafetlerin değişimini gözetiyorsanız kıyafetler yazılır. Yoksa hiç bir gerekçesi olmadan karaktere bir kıyafet giydiriliyorsa bunu yazmaya gerek yoktur. Sanat Yönetmeni’nin görevi bu gibi durumlarda tercihler yapıp karalara varmaktır. Bu sebeple yazar gerçekten anlamlı bulduğu kıyafetleri yazmalı. Senaryo ve tretman aşamasında.

Senaryo yazarken merak ettikleriniz

Senaryo yazarken merak ettikleriniz

SORU 2: Jenerik te, filmin önemsediğimiz bölümlerinden ipucu veren görüntüler verebilir miyiz?

CEVAP: Verebilirsiniz ama filmin sırlarını açık etmeyiniz.

SORU 3: Senarist film müziğine ne derece tavsiye ve müdahalede bulunabilir?

CEVAP: Fazla detaya girmeden her türlü tavsiyede bulunabilir. Filmde özellikle kullanılmasını istediği parçalar varsa senaryoya yazabilir. Ama bu istekleri yazarken işi sadece müzik olan filmin müzik sorumlusuna da iş bırakmalı. Herkesin kendi işini yapması önemlidir. Senaristin işi öyküyü iyi kurmaktır. Bir müzisyen kadar müzik dünyasına hakim olmayabilir. Olsa da isteklerini son söz olarak senaryoya yazmamalıdır. İşin profesyonellerine de çalışma alanı bırakmalıdır. Zaten film yapım aşamasına geldiğinde senaristin fazla müdahil olduğu noktalar varsa yetkili kişiler tarafından devre dışı bırakılacaktır.

SORU 4: Tretmanda, bir maddede anlattığımız (iç-dış) görüntüyü, senaryoda ayrı ayrı sahnelere ayırabilir miyiz, yoksa bir Tretman her maddesi bir senaryo sahnesi olmak zorunda mıdır?

CEVAP: Tretmanı sahne sahne yazmak zorunda da değilsiniz. Size kalmış. Sahne sahne yazmak işinize yarayacağı için öyle önerilmiştir. Yoksa bu konuda herkesçe kabul edilmiş bir standart yoktur.

SORU 5: Tretman ile senaryonun açıklama kısmı arasındaki farklar nelerdir?

CEVAP: Senaryodaki açıklama kısmında (aksiyon, devinim), mizansen adını verdiğimiz, sahne içinde karakterlerin davranışlarının tasviri bulunur. Bu tasvir tretmanda senaryoda olduğu kadar detaylı olmak zorunda değildir. Tretmanda asıl amaç dramatik yapının detaylı bir şekilde kurulmuş olmasıdır. Senaryoda ise film bittikten sonra, perdedeki halinin nasıl olacağına karar vermektir. Bu anlamda tretman daha içeriksel, senaryo daha biçimseldir.

SORU 6: Aynı sahnede uzak ve yakın çekimler aynı sahne başlığı altında mı olmalı, yoksa ayrı sahne ve başlık mı kullanılmalı?

CEVAP: Sahneleri ayırmak için asıl belirleyici şey mekandır. Mekan değişmediği sürece bir sahne içinde çok sayıda farklı çekim ölçeği kullanılabilir.

SORU 7: Filmin başında diyalog başladıktan sonra kisiler akmaya devam edebilir mi?

CEVAP: Ülkemiz sinemasında başlangıç jeneriğinin olması-olmaması ya da biçimi ile ilgili sınırlandırmalar ve standartlar yoktur. İstediğiniz gibi bir açılış tasarlayabilirsiniz.

SORU 8: Toplu ekiplerle oluşan sahnelerde her kişiye ayrı ayrı isim vermemiz gerekir mi? Yoksa diyalogda bulunacak olan önemli kişilere mi isim vereceğiz? Komutan, Doktor, Hoca gibi…  Örnek: Olay yeri inceleme ekibi, sağlık ekibi gibi.

CEVAP: Birden fazla sayıda insanın tek bir diyaloğu hep bir ağızdan söylemesi çok sık rastlanan bir durum değildir. Böyle bir durumda (mesela bir futbol stadyumunda taraftar kitlesi) kitleyi tek bir karakter gibi yazmalısınız. (mesela, TRİBÜNLER: Gooooool!) Birden fazla insan farklı farklı diyalogları aynı anda seslendiriyorlarsa buna tiyatro ve sinemada RABARBA adı verilir. Rabarba söz gürültüsü demektir. Tek seslilik değil çok sesliliktir. Rabarba arasında duyulmasını istediğiniz kelimeleri sıkıştırabilirsiniz. (mesela, TRİBÜN:  Rabarba; Gooool! Yuuuuh! Helaaal! Yaşaaa!) Ancak farklı karakterler, kimin ne söylediği belli olacak şekilde hep bir ağızdan konuşuyorlar ve hepsinin de seyirci tarafından duyulması gerekiyorsa, karakterler tek tek yazılıp, diyalogları da diğer karakterler gibi uygulanır.

SORU 9: Bir otomobilin arka koltuğunda oturan iki kişi diyalogda bulunacaksa, bu durum da şoföre de yer vermemiz gerekir mi? Gerekirse hangi aşamada yer veririz. Tretman, Senaryo…

CEVAP: Şoförün kurguda görülmesini istiyor musunuz? Şoförün hikayenin akışında bir yeri var mı? Şoför hikeyede hiç önemi olmayan sıradan bir şoför ise hiç bir aşamada yazmanıza gerek yok. Yönetmen isterse şoförden detay alır ve kullanır. Hikayede yeri var ise, onun orada olmasının bir anlamı var ise tretman, senaryo hatta duruma göre sinopsiste bile yazmalısınız.

SORU 10: Doğrusal zaman gerçek zaman akışına çok yakın ise, mesela olaylar 3-5 ay veya 2-5 yıl da, başlar biterse bu değerli midir?

CEVAP: Zamanın ileri ya da geriye doğru kesintiye uğraması (Flashforward ya da Flashback) bir filmi kendi başına değerli ya da değersiz yapmaz. Nasıl kullandığınız önemlidir. Her iki şeklin pespaye kullanımları olabileceği gibi son derece estetik (yani değerli) kullanımları olabilir.

SORU 11: Doruk noktası birden fazla olabilir mi? En son da olabilir mi?

CEVAP: Olabilir, şöyle ki: Senaryonuzda birden fazla öykü ekseni varsa her eksen için ayrı bir doruk notası olabilir. Bazı eksenlerin ucu açık da kalabilir. Doruk noktasının yeri değişkendir en sonda da olabilir. Bu, öyküyü nasıl kurguladığınıza bağlıdır.

SORU 12: Anlamının, herkes tarafından bilinmeyeceğini düşündüğümüz, kelimeleri ve nesne isimlerini kullanmak risk midir? Mesele: Kelik, azık vb.

CEVAP: Karakterlerin diyaloglarında, gerekiyorsa kullanmanızda hiç bir sakınca yoktur. Ancak sadece yapımcı yönetmen ve oyuncular gibi, film insanlarının okuyacağı, aksiyon yazdığınız kısımlarda kullanırsanız, herkes anlamayacağı için sakıncalı olabilir.

SORU 13: Olaylar eğer bir köy veya yörede geçiyorsa, karakterleri o yörenin ağzı ile konuşturmak, daha gerçekçi olur mu? Her karakterin İstanbul Türkçesi ile konuşması gerçekçi olur mu? Eğer yöre ağzı tercih edilecekse bu senaryoya nasıl yansır. Nasıl telaffuz edilecekse öyle mi yazılır?

CEVAP: Bu konuda bir uzlaşı yok. Piyasada her iki türlü senaryoya da rastlayabiliyoruz. Ancak doğrusu senaryo metninde karakterlerin diyaloglarının düzgün bir dille yazılmasıdır. Aksiyon, açıklama kısımlarında ise sözgelimi şöyle bilgiler yazılmalıdır: “Hasan Adana yöresine has bir aksanla konuşmaktadır.” Bunu okuyan oyuncu, canlandıracağı karakterin aksanının hangi yöreye ait olduğunu öğrenecektir. Konuyla ilgili gerekli bilgiye sahip değilse araştırır ve öğrenir. Aksanlı konuşan bir karakterin diyalogları düzgün bir dille yazılırken karakterin olmadığı bir karaktere dönüşmesi de önemli bir risktir. Sözgelimi eğitimsiz bir karakter eğitimli bir karakter gibi görünmemelidir. Bunun için diyalogların düzgün bir türkçeyle ama karaktere uygun bir tarzda yazılmaları gerekir.

SORU 14: Figüranlara nasıl yer verilir? Mesela: Sınıfta başka öğrenciler de vardır, olayı çok sayıda meraklısı izlemektedir, düğünde çok sayıda davetli vardır gibi mi olmalıdır?

CEVAP: Sahne başlığına FGR harflerini ilave etmeniz durumunda sahnede arkaplanda sorudaki gibi yardımcı oyuncuların var olduğunu belirtmiş olursunuz. Aksiyon yazdığınız yerlerde de bu FGR’nin kim olabileceğine dair bilgi olmalıdır. Dolayısıyla sahne başlığına yazacağınız FGR sadece kolaylık sağlamak içindir. Yazmasanız da yapımcı sahneyi okuyunca sahnede FGR olduğunu anlayabilmelidir.

SORU 15: Jeneriğin detayları yazılır mı? Yazı karakteri, akış şekli gibi.

CEVAP: Yazabilirsiniz ama riskini göze alıyorsanız. Çokbilmiş bir senarist gibi görülebilirsiniz. Jenerik yazıları başka uzman kişilerin sorumluluğundadır. Ancak özel bir font seçtiyseniz ve bunun öykü için bir anlamı varsa bir öneri olarak bunu belirtmenizde sakınca yoktur.

SORU 16: Önemsediğimiz bir sözümüzü, örneğin kendi sinema tanımımızı, nereye yazabiliriz, senaryonun başına, sonuna…

CEVAP: Sinema hakkındaki görüşlerinizi filminizin başında sonunda bir özdeyiş olarak sunmanız doğru olmaz. Bunun yeri filminiz değildir. Ancak alıntı sözleri istediğiniz her yerde kullanabilirsiniz.

SORU 17: İntihara teşebbüs eden bir karakteri anlatırken, bir, (Irmağın – denizin- oto yolunun …)  kenarında düşünceli bir şekilde bekler. Diyebilir miyiz, yani; ırmak, nehir, yol vb. seçenekleri yazarsak çekimin duruma göre kolay olması açısından iyi olur mu?

CEVAP: Senarist olarak karakterin nasıl intihar edeceği tercihini siz yapmalısınız. Aksi takdirde en ucuz intihar yöntemi tercih edilir ve bu da doğal olarak iyi sonuç vermez.

Sorular İbrahim Özer’e cevaplar bana ait. Güzel şeyler yazın!

Bu yazı Senaryo Yazarlığı kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Senaryo yazarken merak ettikleriniz… için 336 cevap

  1. İlyas der ki:

    Hocam Merhaba. Bir sorum var.

    Bir adam herhangi bir yerde, pozisyonda vs. Başka birine başıyla, eliyle Selam işareti verir. Bunu A, Z’ye eliyle/başıyla Selam çakar mı deriz?

  2. Seferli der ki:

    Hocam film değil dizi.

    İlk olarak, Senaryo aşamasına varılması için 4 önemli kademe varmış.

    1. Öykü
    2. Sinopsis (taslak)
    3. Tretman – Evet tretmanı niye gerekli değil biliyorum? Çünki tretmanı yazar ve senaryoya gelince tretmandaki fikirden daha başka bir fikir bulursak bile yazamayız. Olmasa da olur. Der miyiz?
    4. Senaryo

    Hocam her karaktere ayrı ayrı senaryo yazılıp mı asıl senaryoya uzlaşmaya mı geçilir, yoksa aklınızdaki her kaeakterin senaryosunu bir not olarak ayrı yere yazıp mı senaryoya geçiriyoruz?

    İlave olarak;
    Bu 4 temel unsurlar olunca her taş yerini kapar mı yoksa bunlar sadece ana maddeler ve başka şeylerde mi var?
    Ben Senaryoya ne zaman geçeyim hep takılıp, baştan yazmaya karar veririm. Gözden geçirdiğimde ise her defasında kenfime göre müthiş hikaye çıkıyor karşıma. Aşamaları öğrenip, öyle geçeyim srnaryoya öyle mi? O halde lütfen neler lazım yazın, url gönderin, veya başka bir şey. Ricam…

    • Gökhan der ki:

      İlk olarak, Senaryo aşamasına varılması için 4 önemli kademe varmış.
      diyorsun ama zaten bu site böyle rivayetlerle değil konuyla ilgili yazılarla dolu. Armut piş ağzıma düş olmaz. Bu sitedeki yazıları didik okusanız bu soruların hiçbirini sormanıza gerek kalmaz. Vaktiniz yok evet. Benim de yok. Aynı sorulara aynı cevapları vermek vakit alıyor.

      Size tavsiyem senaryonuzu bitirmek için ne gerekiyorsa bir an önce onu yapmanız. Bunca yazdıklarımızdan sonra sizce gerekli değilse tretman yazmayın. Sizden kimse tretman istemiyorsa yazmayın. Senaryonuzu bitirin. Dizi ya da sinema fark etmiyor.

  3. Furkan der ki:

    Selam.
    Hocam; Bir film yazıyor ve sonunda ana karakterlerin hepsinin bir birleri vurmasını istiyoruz. Filmin sonunda, Falan ile Falan birbirlerine son anda tek kurşun sıkar ve ölürler. Son böyle olacak. Ama biz bunu filmin ortasında başka sahnede, mesela Falan, Falan’ı bıçaklar, diğeri ise ona silah çekip, vurur. İkiside yere düşer, ölürler diye yazarız.

    Aslında;
    Filmin sonunda, Falan ile Falan birbirlerine son anda tek kurşun sıkar ve ölürler.

    Sadece flashforword sahnesinde olayı farklı halde göstererek, spoiler verdik seyirciye.
    Yani olay aslında başka mekanda, başka türde, başka şahitler huzurunda gerçekleşecektir. Filmin sonunda o sahneyi farklı gösteririz.

    Şimdi ben bu sahneyi size örnek olarak yazdım. Doğru değilse düzeltir misiniz?

    • Gökhan der ki:

      Bu soruya doğru ya da yanlış diye cevap yok. Yazar olarak böyle olmasını istiyorsanız olur. Problem yok. Seyirciyi kandırmayı ve sonra şaşırtmayı hedeflediğinizi anlıyorum. Güzelce kıvırabilirseniz, olur, neden olmasın.

  4. Akın der ki:

    Hocam Merhaba.

    Size 2 sorum olacak.

    1-
    DIŞ. EV BAHÇE – GÜN 1
    Bir adam arabaya biner, motoru çalıştırıp, devam eder.

    DIŞ. KOMŞU EV BAHÇE – GÜN 2
    Komşumuz arabasıyla bahçeye girer, park edip, indiğinde komşu X olduğunu anlarız.

    Bazen olur böyle. 1. Sahnedeki araba, 2. Sahnede duracak gibi geliyor ama gel gör ki, başka birine kesilmiş. Bunu nasıl belirtiriz?

    2-
    DIŞ. ASFALT – GÜN 1 (X, uzun süredir asfaltta)
    X-imiz, var gücüyle koşuyorken, yüzünü kadrajda görmeyiz.

    DIŞ. MAHALLE – GÜN 2 (Z ise mahalleyi bitirip, asfalta geçecek )
    Z ise X’in peşindedir. Onunda yüzünü görmeyiz.

    DIŞ. ASFALT – GÜN 3
    X koşmaya devam eder.

    DIŞ. MAHALLE SON/ASFALT – GÜN 4 ( İşte burada Z mahalleden çıkıyor ve Asfalta varıyor, koşmaya devam ediyor. Ama hocam asfaltta X görünmez. Ama aynı asfalttalar. Yani ağaçlar mı, binalar mı, her ne ise X, Z’ye görülmez. Fakat dedim ya sahne aynı. Bu Z karakteri de koşar ve X görünür vs.)

    Hocam artık tek bir sahne altında kovalamaca olur mu? Gücüm yettiği kadar yazıda anlattım. Cevaplarsanız… Sağolun.

    • Gökhan der ki:

      1- Arabaları kullananları sahne başlığına karakter isimleriyle beraber yazarsanız problem olmaz. Şöyle:
      SAHNE 1, AHMET ARABA, OTOPARK, DIŞ/GÜN
      SAHNE 2, MEHMET ARABA, OTOPARK, İÇ/GÜN … gibi…

      2- Sahne başlığında mekanı yazın. Ahmet’in oturduğu evin sokağıysa AHMET EV SOKAK şeklinde isim verin. Sahne balşığına ASFALT diye yazarsanız film ekibi bunun tek bir mekan olduğunu bilir. Ama siz yine de örneğin; sahne başlığında AHMET EV ÖNÜ ASFALT (ya da artık neresiyse) belirtirseniz sorun olmaz.

  5. Adem der ki:

    Hocam Selam.

    Merak ettiğim 2 şey var.

    Konsept ve Pilot bölüm nedir? Senaryoda kesin gerek midir?

    • Gökhan der ki:

      Konsept; projenizi, ekranda/perdede görünecek görünmeyecek bütün yönleriyle ele alan, olayları, karakterleri, atmosferini, çatışmalarını güzelce anlatan; tabir caizse elinizde eteğinizde neler varsa anlatacağınız bir özet olarak tanımlayabiliriz. Projenizin türünü ve duygu/fikir dozajını gözler önüne serersiniz. Hikaye anlatma üslubunuza dair tanımlamalar yaparsınız. Örneğin polisiye bir öykünüz vardır siz konsept adı verilen yazınızda, polisiye türündeki öykünüzü ‘bir Mike Hammer polisiyesi’ tadında anlatacağınızı ifade edersiniz. Hayal ettiğiniz filmin bırakacağı duyguyu tasvir edersiniz.
      Pilot Bölüm; Senaryo ya da konsept dosyası, sunumunuz ne kadar iyi yazılmış olursa olsun, nihayetinde kağıt üzerindeki hayallerden ibarettir. Hayata geçirildiğinde nasıl bir şey ortaya çıkacağı belirsizdir. Herkesin kafasında farklı bir şekilde hayal edilmiş olabilir. Bu sebeple dizi film projelerinde önce 1 bölüm (ilk bölüm) çekilir, ve dizinin geri kalanının çekilmesi için onay verecek makamlara izlettirilir. Bazen fokus grup adı verilen bir grup seyirciye de izlettirilir. İlk bölüm beğenilirse -muhtemelen yapım şirketiyle- sezonluk anlaşmalar yapılır. Normal şartlarda pilot bölümün masraflarını TV kanalları üstlenirler. Ancak ülkemizde TV kanalları başka formüller bulmuşlardır. Tatsız ve tartışmalara açık bu konu bu sitenin alanının dışında kalmaktadır.

  6. ... der ki:

    Hocam Hürmetler.

    Sorum vardı.

    1. Dizi senaryosu yazıyoruz diyelim. Reklam arası zamanını bilip, ona göre bir akış yazalım dedik. Yani önemli yerlerde reklam olur ya, öyle olsun. Biz süreyi nasıl belli ederiz kendimize?
    Dizilerin süresi, senaristin kaç dakikalık senaryo yazdıysa, o kadarı mı yayınlanır? Mesela: 1. Bölüm 2.17.24
    100. Bölüm 2.22.12 gibi.

    2. Dizi senaryo yazarı, bölümü istediği gibi mi tasarlar? Yönetmen yahut Yapımcı karışmazsa iş yürümez mi?

    3. Hocam aradım ama bulamadım. Sizin yazmış ve tanınmış olan bir projeniz var mı? Sahilden merak ettiğim en özeli bu .

    • Gökhan der ki:

      1- RTÜK’ün verdiği yasal izinler çerçevesinde reklamların kaçıncı dakikalarda gireceği bellidir. Ben bilmiyorum, google’a danışın, bulacağınızı düşünüyorum.
      2- Proje dosyaları gereken onayları almış, bütçeler de çıkmış, proje resmen başlamışsa çok sayıda toplantı yapılır. Bu toplantılarda mesleğin hiyerarşisine uygun bir şekilde kararlar alınır ve senarist de olsa, yönetmen de olsa, yapımcı da olsa, toplatıya katılanları bağlar. Ne sinema, ne de TV sektörü bireysel çalışma alanları değildir. İşler ekip çalışması ile yürütülür.
      3- Arayıp bulamamanız ilginç olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.