Okuyunca
Einstein
Altı yaşındaki bir çocuğa anlatamadığını sen de anlamamışsındır.
“If you can’t explain it to a six year old, you don’t understand it yourself.”
Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız onlara masal okuyun. Onların daha da zeki olmasını istiyorsanız daha fazla masal okuyun.
“If you want your children to be intelligent, read them fairy tales. If you want them to be more [...]
Drama, Teori, Bölüm 2
Perdelerin yerleri değişkendir. Genellikle ilk perde en kısa olandır. Öykünün temel sorununun ve ana karakterlerin tanıtılmasıyla başlar ve Esas Oğlan’ın temel sorunu çözmek için verdiği kararla biter. Başka bir deyişle, ilk perdede seyirci “işte bu film şunun hakkındadır ve kimlerle başbaşa kalacağımızı böylece görmüş olduk” der. İlk perdede iç ve dış sorunlar ve karakter yapıları [...]
Drama, Teori, Bölüm 1
İşte, bir paragraf aşağıda Arsito’nun drama hakkındaki fikirlerini gösteren bir grafik… Yatay çizgi zamanı, dikey çizgi ise fiziki ve/veya psikolojik gerilimi temsil ediyor. Bir drama doğal olarak gerilimin sıfır olduğu bir noktada başlamaz. Aynı zamanda bir drama gerilimin en üst olduğu noktada da başlayamaz. Yani zaman ilerledikçe gerilimin azalması seyircide yabancılaşma etkisi uyandırır. Kısacası sıfır noktasının [...]
Biraz daha Aytmatov…
Belki bir kitapçının raflarını karıştırıyorsunuzdur, bir kitabı elinize alırsınız, bir iki satır okuyup kitabın taşıdığı soluğu koklamak istersiniz. Ya da kitaplığınızda parmaklarınızla bir gezinti yaparken yıllardır açmadığınız sayfaları açmak ister canınız, sayfaları aralar ve “bir iki satır okuyayım, en son kimbilir ne zaman okumuştum” dersiniz. Size hemen “merhaba” diyen kitaplar vardır. Amacınız kitabı okumaya başlamak [...]
Aşk
Bir sevgilinin aşkı beni bağladı. Aşkı geldi, beni önüne kattı… Aklımı çaldı, bana edeceğini etti! Yüzünün hayali yolumu kesti, harmanımı ateşe verdi! Bir an bile onsuz karar edemiyorum. O güzeli görmemek, ayrılığına sabretmek, bence adeta kâfir olmak gibi bir şey! Gönlüm onun yerinde değil, onun ardında; başım dönüp duruyor… Bundan fazla nasıl yol alabilir, nasıl [...]
Cthulhu’nun Çağrısı
Bilimadamları 1997 yılında okyanusun derinliklerinde, şekildeki diyagramda görülen sesi kaydettiler. Böyle bir sesin var olmaması gerekiyordu. İngilizcede “Bloop” kelimesiyle ifade edilen bu ses kimilerine göre bir efsanenin gerçek olduğunun kanıtı. Gizem ve korku öyküleri yazarı H.P. Lovecraft’ın (1890-1937) “Call of the Cthulhu” - Cthulhu’nun Çağrısı adlı öyküsünde bir efsane olarak anlattığı “Cthulhu gerçekten yaşıyor mu?” [...]
Eğer senaryo yazarlığı yapmayı seçtiyseniz
- Kişisel eğitim ve iş hamlelerinizle ilgili sistematik bir plan hazırlamalısınız.
- Filmlerin içinde boğulmalısınız
- Film endüstirisi hakkında bilgi sahibi olmalısınız
- Bu alandaki çevrenizi genişletmeye başlamalısınız
- Bir yazarlar grubuna dahil olmalısınız
- İşlerinizi satabileceğiniz başka pazarlar aramalısınız
- İstanbul’a taşınmayı (hemen olmasa da) düşünmelisiniz
- Yeteneklerinizi, artılarınızı devamlı tazelemelisiniz
Şimdi neşeli olun, içinizdeki enerjiyi ortaya çıkarın ve yazmaya başlayın!
(The Screenwiriting [...]
Karakteriniz için bir çetele
Senaryo yazarken bir karakter üzerinde çalışmak elbette bilimsel bir süreç değildir. Şöyle ki, karakterler mekanik insan davranışları sergilemek için tasarlanmamalıdır. Robotlar yazmıyoruz. Sizin benim gibi canlı kanlı insanlar onlar. Her birisi kendi öyküsünün başrolünde. Kendi hayatının protagonisti. Bu yüzden ana karakterlerinizi yazarken aşağıdaki çeteleye bakarak eksik gedik var mı diye kontrol etmenizde fayda var:
1- Arkaplan
- [...]
Siz Gafiller!
Ey büyük gök meşalesini
Ebedi körlere bırakan siz gafiller!
Yaptığınız yanınıza kalmayacak
O körler ki, ellerinde ateş,
Köyü, kenti yakıp yıkmaktan-
başka bir şey bilmezler…
Schiller
Beyaz Gemi
… Oğlanla kız hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Uçurumdan aşağı bakınca gözleri kararıyor, irkiliyorlardı. Bu durumda ihtiyar kadının söyledikleri kulaklarına girer miydi hiç! Nehrin dalgaları çağıl çağıl, uğul uğul akıyordu.
Çopur Topal Nine çocuklara:
- Haydi yavrularım, son bir defa kucaklaşıp vedalaşın, dedi. Böyle derken ikisini birden kolayca itebilsin diye kollarını sıvıyordu. Konuşmaya devam etti: Beni bağışlayın sevgili yavrularım… [...]